Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ev sahipliğinde Ankara'da gerçekleştirilen 36. NATO Liderler Zirvesi, küresel güvenlik gündeminin merkezine yerleşti. 7-8 Temmuz tarihlerinde düzenlenen zirveye, ABD Başkanı Donald Trump dahil olmak üzere 31 müttefik ülkenin lideri katılım sağlıyor. Ukrayna'ya destek, savunma bütçelerinin artırılması ve NATO 3.0 süreci, görüşmelerin ana başlıklarını oluşturuyor.
F-35 Programına Dönüş İddiası
Zirvenin en çok konuşulan konularından biri, New York Times gazetesinin gündeme getirdiği Türkiye'nin F-35 programına yeniden katılımı iddiası oldu. İddiaya göre, ABD Başkanı Trump'ın Ankara ziyareti sırasında Türkiye'nin hayalet uçak programına dönüşünü ve uçak alımını duyurabileceği belirtiliyor. Beyaz Saray ise konuyla ilgili resmi bir açıklama yapmaktan kaçınarak Trump'ın önceki beyanlarına atıfta bulunuyor.
Bu olası gelişme, İsrail tarafında endişeyle karşılandı. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, ABD'de katıldığı bir televizyon programında satışın engellenmesi için çağrıda bulundu. Netanyahu, Türkiye'nin Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'ne yönelik tutumunu gerekçe göstererek satışın durdurulmasını talep etti. Ancak uzmanlar, bölgedeki askeri dengelerin değişebileceği yönündeki İsrail merkezli kaygılara rağmen, Türkiye'nin stratejik öneminin ittifak nezdinde kritik bir seviyede olduğunu vurguluyor.
NATO 3.0 ve Yeni Savunma Stratejisi
Ankara Zirvesi, Soğuk Savaş sonrası dönemin en önemli dönüm noktalarından biri olarak nitelendiriliyor. 2004 İstanbul Zirvesi ile tarihsel bir bağ kuran bu buluşma, NATO 3.0 konseptinin uygulamaya konulduğu ilk zirve olma özelliğini taşıyor. Yeni dönemde müttefiklerin savunma harcamalarını GSYH'lerinin yüzde 3,5'ine, altyapı yatırımlarını ise yüzde 1,5'ine çıkarması hedefleniyor.
Uluslararası analizlerde Türkiye'nin, özellikle Suriye ve Ukrayna'daki operasyonel başarısı ve yerli savunma sanayisiyle NATO'nun vazgeçilmez bir parçası olduğu ifade ediliyor. IstanPol Enstitüsü'nden Riccardo Gasco, Avrupa Birliği'nin savunma mimarisinin Türkiye olmadan sürdürülebilir olmadığını belirtiyor. Yunan ve İsrail basınında yer alan değerlendirmelerde ise Türkiye'nin, bölgesel tehditler karşısında en değerli NATO üyelerinden biri haline geldiği görüşü öne çıkıyor.