Giresun'da gerçekleşen bir boşanma davası, dini nikah sırasında kararlaştırılan mehir ödemeleri konusunda önemli bir hukuki emsal oluşturdu. Beş yıl önce resmi nikahlarının ardından dini nikah da kıyan bir çift, kadına 150 gram altın verilmesi konusunda yazılı bir belge düzenleyerek bu taahhüdü imza altına aldı. Ancak evlilik süreci boyunca vaat edilen altınların teslim edilmediği iddia edildi.
Boşanma sürecinin ardından kadın, mehir senedinden doğan alacağını tahsil etmek amacıyla yargı yoluna başvurdu. Davacı kadın, mahkemeye sunduğu ve her iki tarafın da imzasını taşıyan belgeyi somut delil olarak gösterdi. Mahkeme heyeti, söz konusu belgeyi geçerli bir delil olarak kabul ederek kadına 150 gram altın ödenmesine hükmetti.
Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan hukukçular, kararın temelinde vaadin yazılı bir belgeye bağlanmış olmasının yattığını belirtiyor. Türk Medeni Kanunu çerçevesinde evlilikten doğan hakların korunabilmesi için bu tür vaatlerin mutlaka yazılı hale getirilmesi ve tanıklar huzurunda imzalanması gerektiği ifade ediliyor. Bu karar, dini nikah sırasında verilen sözlerin hukuki bir belgeye dönüştürülmesinin, olası uyuşmazlıklarda hak kaybını önlemek adına kritik bir öneme sahip olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi.