İnternet üzerinden ev arayan kullanıcılar, son dönemde yapay zekâ ile oluşturulmuş veya üzerinde oynanmış emlak fotoğraflarıyla daha sık karşılaşıyor. Gerçekte boş olan yaşam alanlarını dijital ortamda mobilya, bitki ve dekorasyonla döşenmiş gibi gösteren bu görseller, potansiyel alıcıları yanıltabiliyor. Uzmanlar, özellikle uzaktan ev bakan kişilerin bu tür manipülasyonlara karşı savunmasız kaldığına dikkat çekiyor.
AB'den şeffaflık zorunluluğu
Ağustos ayında yürürlüğe giren AB Yapay Zekâ Yasası, bu soruna karşı önemli bir adım atıyor. Yasanın 50. maddesi, yapay zekâ kullanılarak üretilen veya değiştirilen tüm içeriklerin, herkesin görebileceği bir şeffaflık simgesiyle etiketlenmesini şart koşuyor. Bu kural, sadece tamamen yapay zekâ ile oluşturulan görselleri değil, kısmi manipülasyon içeren fotoğrafları da kapsıyor.
Düzenleme kapsamında, yapay zekâ sistemlerini geliştiren şirketlerin görselleri makine tarafından okunabilir bir formatta etiketlemesi, kullanıcıların ise bu etiketleri görünür kılması gerekiyor. Kurallara uymayan kişi veya kurumlar için 15 milyon avroya kadar veya yıllık küresel cironun yüzde 3'üne varan ağır para cezaları öngörülüyor.
Denetim süreçleri zorlu
Hukuk uzmanları ve tüketici örgütleri, yasanın caydırıcılığına rağmen uygulamada bazı zorluklar yaşanabileceğini belirtiyor. Emlak ilanlarının piyasada çok kısa süre kalması, tek tek vakaların izlenmesini ve şikâyet süreçlerinin işletilmesini güçleştiriyor. Ayrıca, küçük çaplı ışıklandırma veya renk düzenlemeleri gibi "hafif" manipülasyonların etiketlenip etiketlenmeyeceği konusunda belirsizlikler sürüyor.
Sektör temsilcileri ise kendi etik kurallarını yeni yasayla uyumlu hâle getirmeye çalışıyor. Profesyonel Emlakçılar Enstitüsü gibi kuruluşlar, üyelerine yapay zekâ kullanımını açıkça belirtmeleri konusunda uyarılarda bulunuyor. Uzmanlar, tüketicilerin yanıltılmaması için sadece yasal düzenlemelerin değil, sektördeki hesap verebilirlik mekanizmalarının da güçlendirilmesi gerektiğini vurguluyor.