Aile Vakfı temsilcileri, çocukların ve gençlerin dijital mecralarda maruz kaldığı içeriklerin kimlik gelişimi üzerindeki etkilerine dair değerlendirmelerde bulundu. Dijital platformların ve sosyal medyanın, gençlerin zihinlerini hedef alan organize bir ekosistem olduğunu savunan vakıf, özellikle Netflix gibi platformlarda yer alan içeriklerin LGBT propagandası içerdiğini iddia etti.
Dijital Anafor ve Kimlik Karmaşası
Vakıf, ailelerin evlerinde bulunan televizyon, tablet ve bilgisayar ekranlarının bir "Bermuda Şeytan Üçgeni" oluşturduğunu belirterek, zayıf aile bağlarının çocukları bu dijital girdabın içine çektiğini ifade etti. Yapılan açıklamada, dijital mecralarda erken yaşta farklı kimliklere bürünme çabasının, gençlerde cinsel kimlik karmaşasına neden olduğu öne sürüldü. Bu durumun psikolojik bir sorun olarak ele alınması gerektiğini belirten vakıf, uluslararası kuruluşların bu konudaki yaklaşımlarını eleştirerek psikososyal destek yöntemlerinin önemine vurgu yaptı.
Yasal Düzenleme ve Eğitim Çağrısı
Cinsiyet değişikliği süreçlerine karşı çıkan Aile Vakfı, bu tür müdahalelerin biyolojik ve psikolojik sorunları beraberinde getirdiğini savundu. Vakıf, cinsiyet değişikliği yaş sınırının 25 yaş ve üzerine çekilmesi için acil yasal düzenleme yapılması gerektiğini belirtti. Ayrıca, ailelerin dijital okuryazarlık seviyelerini artırmak amacıyla Milli Eğitim Bakanlığı ile ortaklaşa "Aile Okulu" projesinin hayata geçirileceği duyuruldu. Ücretsiz eğitimlerden yararlanmak isteyen ailelerin, Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü üzerinden başvuruda bulunabileceği ifade edildi.
Vakıf, cinsel kimlik karmaşası yaşayan gençlere yönelik gönüllülük esasına dayalı psikososyal destek hizmetleri sunduklarını ve bugüne kadar birçok gence bu süreçte yardımcı olduklarını da sözlerine ekledi.