İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, uluslararası arenada giderek artan bir diplomatik baskı ve eleştiri dalgasıyla karşı karşıya bulunuyor. Batılı ülkelerin önde gelen siyasi figürleri, Netanyahu hükümetinin politikalarını ve Gazze ile Batı Şeria'daki uygulamalarını açıkça hedef alıyor.
Eski ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton, Netanyahu hükümetinden ve izlediği politikalardan duyduğu rahatsızlığı dile getirerek, İsrail'in gelecekteki seçimlerinin kritik bir dönemeç olacağını vurguladı. Clinton, özellikle Batı Şeria'daki yerleşimci şiddetine karşı cezasızlık politikasına son verilmesi gerektiğini belirterek, bu durumun Filistinliler için büyük bir adaletsizlik olduğunu ifade etti.
Yunanistan'ın eski Başbakanı Aleksis Çipras ise Uluslararası Ceza Mahkemesi'nin Netanyahu hakkında verdiği tutuklama kararına destek vererek, görevde olması durumunda bu kararı tereddütsüz uygulayacağını açıkladı. Çipras, İsrail ile yürütülen ilişkilerin ideolojik yaklaşımlardan ziyade uluslararası hukuk ve insan hakları temelinde şekillenmesi gerektiğini savundu.
Norveç Dışişleri Bakanı Espen Barth Eide de Netanyahu hükümetinin İsrail'i tehlikeli bir yöne doğru sürüklediği uyarısında bulundu. Eide, aralarında Norveç'in de bulunduğu 12 Batılı ülkenin, işgal altındaki Filistin topraklarında faaliyet gösteren İsrailli yerleşimcilerin ürünlerine yönelik başlattığı ambargo kararını değerlendirdi. Batılı ülkelerin Orta Doğu'daki tutarsız politikalarının güvenilirliği zayıflattığını belirten Eide, Filistin halkının yaşadığı insani dramın daha fazla göz ardı edilmemesi gerektiğini vurguladı. Bu gelişmeler, Netanyahu'nun hem iç siyasette hem de uluslararası platformda giderek yalnızlaştığına dair yorumları beraberinde getiriyor.