Elazığ'da geçmiş yıllarda yaşanan iki ayrı cinayet vakası, işleniş biçimleri ve faillerin cesetleri gizleme yöntemleriyle kriminolojik açıdan benzerlikler taşıyor. 2024 yılında gerçekleşen Dilara Günana cinayeti ile 2003 yılına ait Ruhi Canpolat dosyası, emniyet birimlerinin çapraz sorgu ve teknik takip başarılarıyla aydınlatıldı.
Kıskançlık ve Şiddet Döngüsü
Her iki olayda da cinayetlerin temelinde kıskançlık ve aldatma şüphesi yer alıyor. Dilara Günana, evlenmeyi planladığı V.K. ile yaşadığı tartışma sonucu ensesinden vurularak hayatını kaybetti. Ruhi Canpolat vakasında ise maktulün eşi Azime Ş. ve yasak aşk yaşadığı Temur Ş. tarafından planlı bir şekilde öldürüldüğü belirlendi. Faillerin her iki olayda da kurbanlarına arkadan yaklaşarak savunma şansı tanımaması dikkat çekti.
Sıra Dışı Taşıma Yöntemleri
Faillerin cesetleri olay yerinden uzaklaştırmak için başvurdukları yöntemler, soğukkanlılıklarını gözler önüne serdi. V.K., öldürdüğü Günana'nın bedenini battaniyeye sararak eşek sırtında dağlık araziye taşıdı. Ruhi Canpolat'ın cesedi ise 18 yıl önce bir motosiklet sepetine yüklenerek köye götürüldü. Her iki kurban da izleri yok etmek amacıyla toprağın derinliklerine gömüldü; Günana definecilerin açtığı bir çukura, Canpolat ise bir tarlaya gizlendi.
Adaletin Tecellisi
Elazığ Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekipleri, her iki vakada da titiz bir çalışma yürüttü. Günana cinayeti, aile fertlerinin çapraz sorgusuyla kısa sürede çözülürken, 2003 yılından kalan Ruhi Canpolat dosyası 2021'de yeniden açılarak 10 aylık bir çalışma sonucunda faillerin cezalandırılması sağlandı. İlk yargılamada beraat eden bazı şüpheliler, İstinaf mahkemesinin kararıyla ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldı. Emniyet yetkilileri, geçmişe dönük dosyaların hassasiyetle takip edildiğini vurguladı.