Türkiye, 36'ncı NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi'ne ev sahipliği yaparak küresel güvenlik mimarisinin geleceğine yön verecek kritik görüşmelere sahne olmaya hazırlanıyor. Belirsizliklerin arttığı bir dönemde düzenlenen zirve, Türkiye'nin diplomatik ağırlığını ve savunma sanayisindeki kapasitesini sergilemesi açısından önemli bir platform olarak değerlendiriliyor.
Geniş Katılım ve Stratejik Gündem
Zirveye ABD Başkanı Donald Trump başta olmak üzere 32 devlet başkanı, dışişleri ve savunma bakanları ile çok sayıda uluslararası kuruluş temsilcisi katılacak. NATO üyesi ülkelerin yanı sıra Avustralya, Japonya, Yeni Zelanda ve Güney Kore'den oluşan AP4 ülkelerinin de katılımıyla Avrupa-Atlantik ve Hint-Pasifik güvenlik gündemleri ilk kez aynı masada buluşacak. Ayrıca, son yıllarda yan etkinlik olarak düzenlenen Savunma Sanayi Forumu, bu yıl ilk kez zirvenin resmi programına dahil edildi.
Güvenlik ve Lojistik Hazırlıklar
Zirve süresince Ankara'da üst düzey güvenlik önlemleri uygulanacak. Toplamda 56 bin 288 emniyet ve jandarma personelinin görev alacağı organizasyonda, siber güvenlik için de özel bir ekip 7/24 esasıyla çalışacak. Katılımcılara Ankara, Esenboğa ve Mürted havaalanları üzerinden hizmet verilecek. Zirveyi takip etmek üzere dünyanın dört bir yanından yaklaşık 3 bin basın mensubu akreditasyon başvurusunda bulundu.
Siyasi Stres Testi
Uzmanlar ve diplomatlar, zirveyi NATO için bir "siyasi stres testi" olarak nitelendiriyor. Rusya-Ukrayna savaşı, Çin'in stratejik yükselişi ve Orta Doğu'daki istikrarsızlık gibi çok katmanlı sorunların ele alınacağı toplantıda, ittifakın gelecekteki stratejik yöneliminin belirlenmesi bekleniyor. NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, zirvenin temel amacının müttefikler arasında birlik tablosu çizmek ve taahhütlerin somut sonuçlara dönüştürülmesini sağlamak olduğunu vurguladı. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ise zirveyi "tarihi bir dönemeç" olarak tanımlayarak, ittifakın bu kritik süreçte bir araya gelmesinin önemine dikkat çekti.