Avrupa Birliği (AB), enerji dönüşümünde kritik bir eşiği geride bıraktı. Haziran 2026 verilerine göre, birlik genelindeki elektrik üretiminin yüzde 25'i güneş enerjisi santrallerinden sağlandı. Toplamda 52 TWh elektrik üreten güneş enerjisi, nükleer, gaz, rüzgar ve hidroelektrik gibi geleneksel kaynakları geride bırakarak AB'nin en büyük tekil elektrik kaynağı konumuna yükseldi.
Hızlı Kurulum ve Düşük Maliyet Etkisi
Ember düşünce kuruluşundan kıdemli analist Chris Rosslowe, güneş enerjisinin Avrupa elektrik sisteminin vazgeçilmez bir parçası haline geldiğini belirterek, "Güneş enerjisinin yükselişi gerçekten inanılmaz" ifadesini kullandı. Uzmanlar, bu hızlı dönüşümün temelinde güneş enerjisi sistemlerinin düşük maliyetli olması ve hızla kurulabilmesinin yattığını vurguluyor. 2021 ile 2025 yılları arasında AB genelinde güneş enerjisi kapasitesi, tüm enerji kaynakları arasında en yüksek büyüme oranına ulaştı.
Ülke Bazlı Başarı Hikayeleri
İspanya, temiz enerji yatırımlarıyla Avrupa'daki dönüşüme öncülük ediyor. Haziran 2026'da elektriğinin üçte birinden fazlasını güneşten elde eden ülke, aynı zamanda enerji krizi döneminde tüketicilerin faturalarında aylık ortalama 10 avro tasarruf etmesini sağladı. Almanya'da ise balkon tipi tak-çalıştır güneş panelleri büyük ilgi görüyor. 2022-2025 yılları arasında bir milyondan fazla kitin kurulduğu ülkede, tüketiciler bu sistemlerle şebekeye olan bağımlılıklarını azaltıyor.
Kömür kullanımının yoğun olduğu Polonya'da da tablo hızla değişiyor. Haziran ayında elektriğinin yaklaşık yüzde 24'ünü güneşten sağlayan ülke, yenilenebilir enerji kapasitesini beş yıl içinde 2 GW'dan 23 GW seviyesine çıkardı. Uzmanlar, Avrupa'daki her ülkenin kendi güneş ve rüzgar potansiyelini daha etkin kullanarak fosil yakıtlara olan bağımlılığını azaltabileceğini belirtiyor.
Güneş enerjisindeki bu artış, özellikle yaz aylarında artan soğutma talebi ve sıcak hava dalgaları sırasında şebeke arzının korunmasına da büyük katkı sağlıyor. Batarya teknolojilerinin yaygınlaşmasıyla birlikte, gündüz üretilen enerjinin akşam saatlerinde kullanılması hedeflenerek şebeke üzerindeki yükün daha da hafifletilmesi planlanıyor.