Zemin katındaki pastanede kolon kesildiği tespit edilen Ezgi Apartmanı’nın depremde yıkılmasıyla ilgili 3’ü tutuklu 7’si kamu görevlisi 11 sanığın yargılandığı davaya devam edildi.

Kahramanmaraş 4’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davaya 'Olası kastla kasten öldürme ve yaralama' suçundan 876'şar yıl 6'şar aya kadar hapis cezası istemiyle yargılanan tutuklu pastane işletmecileri Sami Kervancıoğlu (60) ve Mustafa Pekel (50), pastanenin iç mekan tasarımcısı tutuklu Ertan Danacı (54), 'Bilinçli taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma' suçundan 22 yıl 6 aya kadar hapsi istenen fenni mesul Mehmet Tekin (62), taraf avukatları ile binada ölenlerin yakınları katıldı.

'Taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma suçundan 15'er yıla kadar hapis istemiyle yargılanan dönemin Kahramanmaraş Belediyesi görevlileri olan eski İmar İşleri Müdürü Fahri Yiğitoğlu (48), mimar Veli Çiftaslan (72), mimar Mehmet Dişçeken (58), Onikişubat Belediyesi İmar ve Şehircilik Müdürü vekili Sait Avşar (39), inşaat mühendisi Ali Gemci (48), inşaat teknikeri Mehmet Akif Canlı (32) ile makine mühendisi Mustafa Şirikçi’nin katılmadığı duruşmada mahkeme başkanı, bir önceki duruşmada Pamukkale Üniversitesi’ne gönderilen dosyayla ilgili hazırlanan raporun mahkemeye gönderildiğini söyledi. 8 kişilik bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan 85 sayfalık raporda; müteahhit, statik proje müellifi, fenni mesul, pastane işletmesi ve belediye görevlilerinin asli kusurlu olduğu belirtildi.

Binada yakınlarını kaybedenlerin avukatları, yeni raporla birlikte dosyada herhangi bir eksikliğin kalmadığını bu nedenle dosyanın esas hakkında mütalaa için Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderilmesini talep etti. Yakınlarını kaybedenler ise sanıklardan şikayetçi olduklarını belirtip cezalandırılmalarını istedi.

Sanıklardan Mehmet Tekin, bilirkişi raporunu kabul etmediğini, heyetin teknik veriler yerine kanaatle hüküm verdiğini söyledi. Arsa sahibiyle müteahhit arasındaki sözleşmede yer alan ve bu yönden kendisine kusur atfı yapılan dubleks dairenin de binada olmadığını belirten Tekin, “O fotoğraflar tanıtım kataloğu, binada dubleks daire yoktur. Çatıya çıkan merdiven yoktur. Ben 40 yıllık inşaat mühendisiyim fenni mesulün proje denetleme yetkisi yoktur. Bilirkişiler edebiyatçılar gibi rapor yazmasınlar” dedi.

Ertan Danacı ise savunmasında dekorasyon işi yaptığını, iş yaparken de işveren ile sözleşme imzaladığını ve sözleşmenin dışına çıkmadığını söyledi. Danacı, “Aslında haksız bir linç kampanyası var. İlk başlarda ben buraya tanık olarak gelmiştim ama şu an sanık olarak karşınızdayız. Bu binayı tasarlayan, yapan tutuklu bir kişi kalmadı. Raporlarda kusurlu olmayan ben tutukluyum. Bu kadar benim lehime olan şeyler varken neden hala tutukluyum? Suçluysam suçumu çekeyim. Hayatım alt üst oldu. Ailem, işim bitti. Kim suçluysa o cezasını çeksin. O yüzden tahliyemi talep ediyorum raporlara göre suçsuzum ve en çok tutuklu bulunan benim” diye konuştu.