"Kader, gayrete aşıktır!" Haliyle şans veya fırsatlar sadece hazırlıklı olanın kapısını çalar. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın dün İstanbul'da açıkladığı, "Türkiye Yüzyılı Yatırım İçin Güçlü Merkez" programını bu bakış açısıyla okumak lâzım. ABD ve İsrail'in, İran'a karşı başlattığı kirli savaş, önce Körfez ülkelerine sıçradı, sonra Tahran ile ABD'nin Hürmüz Boğazı restleşmesi yüzünden tüm dünyaya fatura ödetir hale geldi. Nitekim... Enerji ve gübre fiyatlarındaki artışların artçı şokları karşısında tüm ülkeler yeni tedbirler alıyor, hesaplarını güncelliyor. Başkan Erdoğan'ın, "Türkiye, son yılların en büyük güvenlik krizini başarıyla yürüterek bölgesinin istikrar adası olduğunu bir kez daha teyit ve tescil etmiştir" sözünün, ekonomik ve finansal performansla da taçlandırılması gerekiyor. Savaş kaynaklı risklerin aynı zamanda fırsata dönüştürülmesi için zaman ve zemin "İstanbul'u gösteriyor!" Niçin? Çünkü; BAE, Katar, Bahreyn, Kuveyt sermaye ve yatırım kaybediyor. Paranın ve beyaz yakalıların güncel göç dalgasından "Londra, Singapur, Malezya kadar İstanbul'un da kazanım sağlanması" mümkün görünüyor. Ayağımıza gelen fırsatın kaçırılmaması ise tekil önlemleri değil, bütüncül teşvik ve teminat paketini zorunlu kılıyor. Cumhurbaşkanımızın çerçevesini çizdiği "yatırımcı ve üretici dostu destek dizisi" işte bu nedenle büyük umut vadediyor.

Körfez krizi ve İstanbul için fırsatlar... hakkında detaylı bilgiler güncellenmektedir.