“Vergi Barışı yasası 8-9 defa çıkartıldı, buna vergi affı demek mümkün. Varlık barışına da ‘servet affı’ demek mümkün. Fakat bugüne kadar Türkiye nüfusunun çok büyük kısmını, 4’te 3’ünü oluşturan çalışanlar için bir emek barışı yasası gündeme gelmedi. Oysa bu barış yasalarının yükünü büyük ölçüde taşıyan çalışan ücretli kesimler. Peki bu kesimlerin durumunun iyileştirilmesi için bir emek barışı yasası, kapsamlı bir düzenleme neden bugüne kadar iktidarların gündemine gelmedi? Örneğin vergi borcu olanlara, SGK’ya prim borcu olanlara 6 yıla kadar yapılandırma olanağı getiriliyor. Ama çalışanlar için gelir vergisinde son 3-4 yıldır yapılan tüm çağrılara rağmen herhangi bir indirim yürürlüğe konulmadı. Sadece ücretlerin asgari ücrete kadar olan kısmı vergiden muaf tutuluyor. Dolayısıyla pek çok çalışan daha yılın 2-3. ayında bir üst gelir dilimine girerek daha yüksek vergi ödüyor ve vergi kayıplarından dolayı gelir kaybı da beraberinde yoğunlaşıyor. Diğer taraftan bu kesimin büyük kısmı borçlu. Kredi kartı, kredili mevduat hesabı, ihtiyaç kredisi borçları var ve bunlara çok yüksek faizler ödüyorlar. Bir kesimin faizini, vergisini silebiliyorsanız o zaman çalışan ücretliler için de gelir vergisini düşürmek, belli bir limite kadar sıfır vergi uygulamak, banka kredi kartı vb. borçlar için faiz indirimleri veya faiz sıfırlama olanağı sağlamak; kira desteği, gıda desteği vermek gibi şeyler uygulanabilir.

Bu kesimler için ev-araba sahibi olmak neredeyse hayalin de ötesinde imkansıza dönüşmüş durumda. Diğer taraftan işverenlere istihdam ettikleri işçi başına işsizlik fonundan çok ciddi destekler sağlanıyor; vergi ve SGK primi indirimleri veriliyor. Ama çalışanlar bu indirimlerin, desteklerin hiçbirinden yararlanmadıkları gibi ücret zamları da hedef enflasyona endekslenerek çok düşük tutuluyor. Dolayısıyla burada da bir emek barışı yasası, böyle bir torba yasa Meclis gündemine getirilebilir ve milyonlarca dar gelirli kesimin en azından yaşam koşullarını iyileştirecek, gelecek kaygısını ortadan kaldıracak, barınma ve beslenme sorunlarına çözüm sağlayabilecek, çocuklarının eğitimine katkı verebilecek bir sosyal ekonomik sistem devreye sokulabilir. En azından emeklilikte rahat bir yaşam sürmelerini sağlayabilmek için, evlerini-arabalarını alabilmeleri, tatil yapabilmeleri için kıdem tazminatlarına ya da emekli ikramiyelerine devlet katkısı desteği sağlanabilir. Tazminatın, emekli ikramiyesinin yüzde 50’si düzeyinde bir devlet katkısı bu emek barışı yasasının kapsamı içerisinde ele alınabilir. Bu iktidar döneminde sadece en az 11 kez vergi barışı yasası ve 8 kez servet affı ve varlık barışı yasası çıkartılıyorsa bir kez de milyonlarca emekli için bir emek barışı yasası çıkartılsın diyorum.”