NATO Zirvesi'nin ardından Türkiye'nin F-35 savaş uçağı programına yeniden dahil olma ihtimali, Yunanistan kamuoyunda ve basınında geniş yankı uyandırmaya devam ediyor. Özellikle ABD yönetiminden gelen mesajlar, Atina'nın mevcut savunma stratejisini gözden geçirmesine neden oldu.
Strateji değişikliği ve güvence arayışı
Yunan basını, Türkiye'nin F-35 tedarik sürecini durdurmanın artık mümkün olmadığını kabul etmeye başladı. Bu durum karşısında Miçotakis hükümeti, Türkiye'nin uçakları satın almasını engellemek yerine, bu uçakların Yunanistan'a karşı kullanılmayacağına dair Amerika Birleşik Devletleri'nden siyasi güvence alma yoluna gitti. Ancak uzmanlar, her iki ülkenin de NATO müttefiki olması nedeniyle Washington'un böyle bir taahhütte bulunmasının oldukça zor olduğunu değerlendiriyor.
Teslimat takvimi endişesi
Atina'nın en büyük kaygılarından biri, Türkiye'nin F-35 uçaklarına Yunanistan'dan daha önce erişim sağlama ihtimali. Ankara'nın geçmişte sipariş ettiği 6 adet F-35 uçağının önündeki engellerin kalkması durumunda teslimatın hızlanabileceği belirtiliyor. Buna karşılık Yunanistan'ın ABD'ye verdiği 40 uçaklık siparişin teslimatlarının 2028 yılından önce başlaması beklenmiyor. Bu zaman farkı, Yunan savunma çevrelerinde ciddi bir endişe kaynağı oluşturuyor.
Diplomatik yansımalar
Yunan basınında yer alan analizlerde, NATO Zirvesi sırasında Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın yürüttüğü yoğun diplomasi trafiği öne çıkarılırken, Başbakan Miçotakis'in temaslarının beklentileri karşılamadığına dair eleştiriler dikkat çekiyor. Yunan gazetesi To Vima'nın analizinde, Miçotakis'in Trump yönetimiyle aradığı yakınlığı bulamadığı ve Ankara'daki temaslarının ardından hızlı bir şekilde ülkesine döndüğü vurgulandı. Atina'nın süreçteki seyirci konumu, Yunan siyasetinde tartışılmaya devam ediyor.