İsrail siyasetinde 27 Ekim'de yapılması planlanan genel seçimler öncesinde tansiyon yükseliyor. Eski İsrail Başbakanı Ehud Barak, mevcut Başbakan Binyamin Netanyahu'yu seçimleri erteleyebilecek bir savaşın altyapısını hazırlamakla suçladı. Kanal 12 televizyonuna konuşan Barak, Netanyahu'nun kişisel siyasi bekasını korumak adına ülkeyi güvenlik krizi içine sürüklediğini savundu.
Güvenlik tartışmaları seçim gündeminde
Netanyahu, son dönemde yaptığı açıklamalarda İsrail'in dışarıdan bir saldırı tehdidiyle karşı karşıya kalabileceğini öne sürdü. Ancak Başbakan, bu iddialarına dair somut bir kanıt veya saldırının kaynağına ilişkin detaylı bilgi paylaşmadı. Muhalefet kanadı ise bu açıklamaları, kamuoyu yoklamalarında gerileyen Netanyahu'nun seçmen desteğini konsolide etmek için kullandığı bir siyasi manevra olarak nitelendirdi.
İsrail basınına yansıyan bilgilere göre, Netanyahu'nun söylemleri ile güvenlik kurumlarının verileri arasında ciddi bir uyumsuzluk bulunuyor. Haaretz gazetesi, ordu kaynaklarının seçim öncesinde herhangi bir operasyonel hareketlilik veya saldırı hazırlığı tespit etmediğini aktardı. Ayrıca, güvenlik birimlerinin alarm seviyesini yükseltme veya yedek askerleri göreve çağırma gibi acil durum adımları atmadığı belirtildi.
Barak'tan sert eleştiriler
Ehud Barak, Netanyahu'nun daha önce dile getirdiği "Bir ulusun hayatı, başbakanın kişisel beka yolu değildir" sözlerini hatırlatarak, mevcut yönetimin yalan söylediğini iddia etti. Barak, seçmenlere seslenerek Netanyahu'nun yeniden iktidara gelmesini engellemek için tüm imkanların kullanılması gerektiğini vurguladı. Ağustos ayında da benzer eleştirilerde bulunan Barak, bölgedeki gerilimin seçim hesaplarıyla doğrudan bağlantılı olduğunu öne sürmüştü.
7 Ekim 2023'teki saldırıların ardından ilk kez sandığa gidecek olan İsrail'de, muhalefet partileri Netanyahu hükümetini iktidardan uzaklaştırmak için koordinasyonlarını artırmış durumda. Gazze, Lübnan ve Suriye hattındaki çatışmaların sürdüğü bir dönemde gerçekleşecek seçimler, ülkenin geleceği açısından kritik bir dönemeç olarak görülüyor.