Hintli sokak sanatçısı Pradyumna Kumar Mahanandia'nın hayatı, 1975 yılında Yeni Delhi'de İsveçli öğrenci Charlotte von Schedvin'in portresini çizmesiyle tamamen değişti. Henüz 20 yaşında olan Charlotte, Hindistan'a yaptığı kısa süreli bir ziyaret sırasında sanatçının karşısına oturduğunda, aralarında filizlenen bağın kıtaları aşacak bir aşka dönüşeceğinden habersizdi. Pradyumna, Hint astrolojisine olan inancıyla bu karşılaşmanın kaderlerinde yazılı olduğuna ikna oldu.
Charlotte'ın ülkesine dönmesinin ardından çift, uzun süre mektuplaşarak ilişkilerini korudu. Ancak Pradyumna, sevdiği kadından daha fazla ayrı kalmaya dayanamayarak radikal bir karar aldı. Hindistan'dan İsveç'e uzanan, dağları ve çölleri kapsayan binlerce kilometrelik yolu bisikletle geçmeye karar verdi. Yolculuk masraflarını, uğradığı yerlerde insanların portrelerini çizerek karşıladı.
Hindistan'daki kast sisteminin en alt basamağında yer alan Dalit topluluğuna mensup olan Pradyumna için bu seyahat, sadece fiziksel bir yolculuk değil, aynı zamanda toplumsal dışlanmışlığın yarattığı travmaları aşma süreci oldu. Yol boyunca tanıştığı insanların kendisine gösterdiği misafirperverlik ve sevgi, sanatçının özgüvenini tazeledi. İstanbul gibi önemli duraklardan geçen ve çeşitli zorluklarla karşılaşan Pradyumna, 1977 yılının Mayıs ayında İsveç'e ulaşarak Charlotte'ın evinin kapısını çaldı.
Yaklaşık 50 yıldır birlikteliklerini sürdüren çift, bugün iki çocuk sahibi ve Dalitlerin hakları için çalışmalar yürütüyor. İkilinin sınırları aşan bu destansı aşk hikayesi, yönetmen Orlando von Einsiedel tarafından çekilen Cycle of Love adlı belgesel ile yeniden geniş kitlelerin ilgisini çekiyor.