İsrail Meclisi, Filistin yönetimi adına toplanan gümrük vergilerinden yeni kesintiler yapılmasını hedefleyen yasa tasarısını ilk okumada kabul etti. Söz konusu gelişme, Filistin tarafında büyük tepkiyle karşılandı. Filistin Ulusal Konseyi, İsrail'in bu hamlesini sistematik bir mali korsanlık olarak tanımlayarak, işgal altındaki bir halkın kaynaklarının siyasi amaçlar uğruna gasp edildiğini savundu.
Ekonomik baskı ve mali kriz
Filistinli yetkililer, İsrail'in alıkoyduğu yaklaşık 14 milyar şekel tutarındaki fonların, imzalanan uluslararası anlaşmaların ve insancıl hukuk kurallarının açık bir ihlali olduğunu vurguladı. 1994 yılında imzalanan Paris Ekonomik Protokolü gereği İsrail, Filistin topraklarına giren ürünlerin gümrük vergilerini toplamak ve bu tutarı aylık olarak Filistin Maliye Bakanlığına aktarmakla yükümlü bulunuyor. Ancak bu fonlar, Filistin'in toplam kamu gelirlerinin yarısından fazlasını oluşturduğu için, kesintiler doğrudan kamu hizmetlerini ve memur maaşlarının ödenmesini imkansız hale getiriyor.
Uluslararası topluma çağrı
İsrail tarafı ise dondurulan fonların, Gazze kaynaklı saldırılardan zarar gören İsraillilere tazminat ödenmesi amacıyla kullanılacağını iddia ediyor. Filistin yönetimi ise bu durumu, kurumlarını zayıflatmayı amaçlayan bir toplu cezalandırma yöntemi olarak görüyor. Filistinli yetkililer, Birleşmiş Milletler ve uluslararası finans kuruluşlarına seslenerek, İsrail'in bu ekonomik suçu durdurması için acil müdahale çağrısında bulundu.
Tasarı, yasalaşma sürecinin tamamlanması için ikinci ve üçüncü okuma oylamaları öncesinde Meclis Dışişleri ve Savunma Komitesine sevk edildi. İsrail'in 2019 yılından bu yana esir ve şehit ailelerine yapılan ödemeleri gerekçe göstererek başlattığı kesinti politikası, bu yeni adımla birlikte daha geniş bir kapsama yayılarak Filistin ekonomisini derin bir belirsizliğe sürüklüyor.