Trabzon'un Çaykara ilçesine bağlı Çamlıbel Mahallesi, geçmişte tarlaları yabani hayvanlardan korumak amacıyla kullanılan korkuluk geleneğini turistik bir değere dönüştürdü. Nüfusun azalmasıyla birlikte unutulmaya yüz tutan bu gelenek, mahalle sakinlerinin imece usulü hazırladığı 30 farklı figürle yeniden hayat buldu.
Kültürel Miras Sanat Sokağı'nda Yaşıyor
Mahalle girişinde oluşturulan ve Sanat Sokağı olarak adlandırılan alanda sergilenen figürler, Karadeniz insanının geçmişteki günlük yaşamını gözler önüne seriyor. Sırtında bebeğiyle çalışan anneden odun kesen babaya, mısır ovma işleminden yoğurt yapımına kadar pek çok detayın işlendiği figürler, bölgenin kültürel hafızasını yansıtan bir açık hava müzesi işlevi görüyor.
Çamlıbel Mahallesi Muhtarı Abdullah Kulaç, bölgenin ıssızlaşan yapısına hareket katmak ve alternatif turizm alanları oluşturmak amacıyla bu projeyi hayata geçirdiklerini ifade etti. Kulaç, yörede korkuluklar için kullanılan ve Rumca kökenli olan fovorohter kelimesinin 'korkutan' anlamına geldiğini belirterek, bu figürlerin sadece birer süs değil, geçmişin zorlu yaşam mücadelesini anlatan birer simge olduğunu vurguladı.
Turistlerin Yeni Uğrak Noktası
Bölgeden geçen yerli ve yabancı turistlerin yoğun ilgisiyle karşılaşan Sanat Sokağı, ziyaretçilere adeta geçmişe yolculuk yapma imkanı sunuyor. Mahalle sakinleri, tarlalarda hayvanları uzaklaştırmak için kullanılan basit bir aracın, bugün kültürel bir anlatıya dönüşmesinden duydukları memnuniyeti dile getiriyor. Ziyaretçiler, geleneksel kıyafetlerle donatılmış bu figürlerle fotoğraf çektirerek farklı bir atmosferi deneyimleme fırsatı buluyor.
Mahalleli Kadir Kulaç, dedelerinden kalan bu geleneği yaşatmanın önemine değinirken, Recep Ali Güneş ise korkulukların bu kadar ilgi çekeceğini tahmin etmediklerini belirtti. Proje, hem mahalle kültürünü korumayı hem de bölgeye gelen ziyaretçi sayısını artırarak yerel ekonomiye katkı sağlamayı hedefliyor.