Hafta sonları kahvaltı ve akşam yemeği saatlerinin hafta içine göre kayması, uzmanlar tarafından beslenme jet lag'i olarak tanımlanıyor. Yeni bir Fransız araştırması, bu düzensizliğin vücudun biyolojik ritmini bozarak özellikle erkeklerde ciddi kalp-damar sorunlarına yol açabileceğini ortaya koydu.
Erkeklerde risk oranı daha yüksek
Communications Medicine dergisinde yayımlanan ve 14 yıllık bir süreci kapsayan çalışma, 100 binden fazla katılımcının beslenme alışkanlıklarını inceledi. Araştırma sonuçlarına göre, erkeklerde öğün saatlerindeki her bir saatlik kayma, kardiyovasküler hastalık riskini yüzde 14, koroner kalp hastalığı riskini ise yüzde 21 oranında artırıyor. Uzmanlar, bu durumun genel beslenme kalitesinden bağımsız olarak gerçekleştiğine dikkat çekiyor.
Çalışmanın en dikkat çekici bulgularından biri, bu risk artışının yalnızca erkeklerde gözlemlenmesi oldu. Kadınların öğün saatlerindeki değişikliklerden erkekler kadar etkilenmediği belirlendi. Araştırmacılar, bu durumu kadınların sabah rutinlerine daha yatkın olmaları ve hormonal farklılıklar gibi biyolojik faktörlerle ilişkilendiriyor.
Sirkadiyen ritim ve kalp sağlığı
Beslenme jet lag'inin temelinde, vücudun 24 saatlik döngüsünü düzenleyen sirkadiyen ritmin bozulması yatıyor. Işıkla doğrudan bağlantılı olan bu iç saatler, beslenme düzeniyle de senkronize çalışıyor. Karaciğer ve kalp gibi organların çevresel saatleri, öğün saatlerinin düzenli olmasıyla destekleniyor. Ancak hafta sonu yapılan saat değişiklikleri, vücudun iç dengesini bozarak metabolik sağlığı tehdit ediyor.
Çalışmanın yazarları, kardiyovasküler hastalıkların önlenmesinde sadece besin kalitesinin değil, öğün saatlerinin düzenliliğinin de kritik bir rol oynadığını vurguluyor. Elde edilen bulguların, gelecekteki halk sağlığı müdahaleleri için önemli bir hedef haline gelebileceği belirtiliyor. Uzmanlar, düzenli öğün saatlerinin kronik hastalık riskini azaltmada etkili bir yöntem olabileceğini ifade ediyor.