Oxford Economics tarafından hazırlanan yeni bir brifing, 2026 yılının ikinci yarısında küresel ekonomiyi bekleyen başlıca riskleri masaya yatırıyor. Raporda, ABD ile İran arasında varılan barış anlaşmasının, diğer ekonomik risklerin büyümesini engelleyip engellemediğini belirleyen en kritik faktör olduğu vurgulanıyor. Başekonomist Ryan Sweet, bu mutabakatı küresel ekonomik dengeler için kilit bir domino taşı olarak nitelendiriyor.
Danışmanlık şirketi, anlaşmanın sağlam kalması durumunda küresel ekonomide hızlanma beklediğini açıkladı. Yılın ilk yarısındaki yüzde 1,6'lık büyümenin, ikinci yarıda yıllıklandırılmış yüzde 3,1 seviyesine çıkabileceği öngörülüyor. Bu senaryoda Brent petrolün varil fiyatının 70 doların düşük bandında seyretmesi, enflasyon üzerindeki baskıyı hafifletebilir. Ancak Sweet, kalıcı bir anlaşma ihtimalinin tamamen yazı tura gibi olduğunu söylüyor.
Anlaşmanın bozulması durumunda ise etkiler petrol piyasasıyla sınırlı kalmayacak. Petrol fiyatlarındaki bir artış, Asya'daki yapay zekâ tedarik zincirlerini baskı altına alabilir ve merkez bankalarını daha şahin politikalara zorlayabilir. Oxford Economics, Brent petrolün 70 dolar seviyesinde kalacağını tahmin ederken, Morgan Stanley fiyatların 90 dolara çıkacağını, Dünya Bankası ise 94 dolar olacağını öngörüyor. Bu farklı tahminler, piyasalardaki belirsizliği artırıyor.
Ticaret politikaları da görünümü etkileyen bir diğer risk unsuru olarak öne çıkıyor. ABD'nin gümrük vergilerini Temmuz sonundan itibaren artırması beklenirken, Avrupa Komisyonu da Çin'e karşı daha sert bir ticaret savunma stratejisi izliyor. Bu gerilimler, yapay zekâ patlamasını da besliyor. Yapay zekâ sektörünün, Kuzeydoğu ve Güneydoğu Asya'dan gelen yarı iletken tedarikine büyük ölçüde bağımlı olması, bölgesel aksaklıkların küresel etkisini büyütüyor.
Uluslararası Ödemeler Bankası (BIS), yapay zekâ sektöründeki opak finansman ilişkileri ve gevşek düzenlemeler konusunda uyarıda bulundu. Sektörün banka dışı fonlamaya bağımlılığı, olası bir daralmanın bankacılık krizlerinden daha sert bir düzeltme tetikleyebileceği anlamına geliyor. Oxford Economics, ABD teknoloji hisselerinde değer kaybı yaşanması halinde küresel büyümenin yavaşlayabileceğini hesaplıyor.
Siyasi takvim de ekonomik görünümü şekillendirecek domino taşlarından biri. Kasımdaki ABD ara seçimleri ve ekim sonuna kadar yapılması gereken İsrail genel seçimleri, Orta Doğu barış sürecini doğrudan etkileyebilir. Merkez bankalarının politikaları da bu gelişmelere bağlı olarak değişiklik gösterebilir. Avrupa'da ise Almanya'daki kredi verileri ve eyalet seçimleri, bölge ekonomisinin dayanıklılığını test edecek.