Antalya'nın Kaş ilçesinde çobanlık yaptığı yıllarda müziğe merak saran Osman Kırca, yarım asrı aşkın süredir Yörük kültürünün önemli bir parçası olan üç telli curayı yaşatmak için mücadele veriyor. Çocukluk döneminde babasının saz tellerine zarar geleceği endişesiyle çalmasına izin vermediği Kırca, 15 yaşında gizlice başladığı bu tutkusunu profesyonel bir seviyeye taşıdı.
Kültürel Mirasın Temsilcisi
Göç yollarında ve Torosların sarp kayalıklarında doğanın ritmini curasına yansıtan Kırca, Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından Yaşayan İnsan Hazinesi ödülüne layık görüldü. Bu prestijli ödülü Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın elinden alan sanatçı, geleneksel müziğin unutulmaması için büyük çaba sarf ediyor. Bugüne kadar 200'den fazla öğrenciye cura eğitimi verdiğini belirten Kırca, notaya bağlı kalmadan atalarından öğrendiği teknikleri yeni nesillere aktarmaya çalışıyor.
Dünya Sahnelerine Uzanan Bir Yolculuk
Müziğin sadece bir enstrüman değil, bir yaşam biçimi olduğunu vurgulayan Osman Kırca, curasının kendisini Güney Kore'ye kadar taşıdığını ifade ediyor. Yörük derneklerinin etkinliklerinde ve çeşitli konserlerde sahne alan Kırca, bu enstrümanın binlerce dost kazandırdığını dile getiriyor. Sanatçı, geleneksel eserlerin gelecek kuşaklara aktarılması için devlet desteğiyle bir okul kurulmasını ve bu kültürel mirasın daha geniş kitlelere ulaşmasını arzuluyor.
Yaşına rağmen müziğe olan bağlılığını sürdüren Kırca, en küçük oğlunun da kendisinden bayrağı devraldığını ve curayı başarıyla çaldığını belirtiyor. Kendi imkanlarıyla küçükbaş hayvancılık yapmaya devam eden ve dağlarda curasını çalmayı sürdüren Kırca, kültürel değerlerin korunması konusundaki kararlılığını her fırsatta dile getiriyor.