Demokratik Kongo Cumhuriyeti'nde (DRC) etkisini sürdüren Ebola salgını, sağlık otoritelerini alarma geçirdi. Dünya Sağlık Örgütü (WHO) Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, mevcut salgının hız kesmeden devam etmesi halinde tarihin en ölümcül Ebola vakası haline gelebileceği konusunda uyardı. Ağustos 2026 ortası itibarıyla ülkede 4 bin 300'den fazla doğrulanmış vaka tespit edilirken, hayatını kaybedenlerin sayısı 2 bini aştı.
Salgının kökeni ve yayılımı
Mayıs 2025'te resmen ilan edilen salgının, genetik analizler sonucunda Şubat ayından itibaren sessizce yayıldığı anlaşıldı. Doğu Kongo'daki Ituri eyaletinde yaşanan çatışmalar, bölgedeki zayıf sağlık altyapısı ve yerinden edilmeler, virüsün kontrol altına alınmasını zorlaştıran temel faktörler arasında yer alıyor. Salgına neden olan Bundibugyo virüsü türüne karşı henüz onaylanmış bir aşı veya tedavi yöntemi bulunmuyor; klinik denemeler ise halen devam ediyor.
Küresel risk değerlendirmesi
WHO, Demokratik Kongo Cumhuriyeti içindeki riski "çok yüksek", komşu ülkeler için ise "yüksek" olarak tanımlıyor. Ancak virüsün hava yoluyla bulaşmaması, küresel bir pandemi riskinin düşük tutulmasını sağlıyor. Ebola, yalnızca enfekte kişinin kanı, dışkısı veya diğer vücut sıvılarıyla doğrudan temas yoluyla bulaşabiliyor. Geçmişteki büyük salgınlarda olduğu gibi, uluslararası yayılımın sınırlı kalması ve ikincil vakaların kontrol altına alınabilmesi, küresel gözetim sistemlerinin etkinliğine bağlanıyor.
Uzmanlar, sınır ötesi hareketliliğin ve madencilik faaliyetlerinin bölgesel yayılım riskini artırdığını vurguluyor. Buna rağmen WHO, salgınla mücadeleyi zorlaştırabileceği gerekçesiyle seyahat ve ticaret kısıtlamalarına karşı çıkıyor. Fransa ve Almanya'da daha önce tespit edilen izole sağlık çalışanı vakalarında ikincil yayılım yaşanmaması, mevcut karantina protokollerinin işlediğine dair bir işaret olarak değerlendiriliyor. Yine de yetkililer, salgının kontrolsüz büyüme ihtimaline karşı tetikte olunması gerektiğini belirtiyor.