Suriye'deki iç savaştan kaçarak dünya sahnesine çıkan ve Olimpiyat oyunlarında yarışan yüzücü Yusra Mardini, mülteci deneyiminin bireyin kimliğini belirlemediğini savunuyor. Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR) İyi Niyet Elçisi olarak görev yapan Mardini, mültecilerin toplumda genellikle birer sayı veya güvenlik sorunu olarak görüldüğünü, ancak her rakamın arkasında gerçek bir insan hikayesi olduğunu belirtti.
Kimlik ve Aidiyet Kavramı
Kendisini sadece bir mülteci olarak tanımlamanın yanlış olduğunu ifade eden Mardini, mülteci olmadan önce de hayalleri olan bir genç kadın ve sporcu olduğunu hatırlattı. Suriye'nin her zaman evi kalacağını ancak Almanya'nın da kendisine sunduğu güvenlik ve yeni başlangıç fırsatları nedeniyle ev hissinin bir parçası haline geldiğini dile getirdi. On yıl aradan sonra memleketine gerçekleştirdiği ziyaretin kendisi için oldukça duygusal olduğunu ekledi.
Sanat ve Sporun Etkisi
Yaşam öyküsünün beyaz perdeye aktarıldığı The Swimmers filminin, mültecilere yönelik empatiyi artırdığını söyleyen Mardini, mültecilerin kendi seslerinin duyulmasının önemine dikkat çekti. Sporun travmaları tamamen yok etmese de çocukların özgüven kazanmalarına ve geleceğe inanmalarına yardımcı olduğunu vurgulayan sporcu, yüzme havuzlarının kendisi için her zaman en güvenli alan olduğunu belirtti.
Hükümetlere Çağrı
Mardini, devletlerin sığınma prosedürlerini daha adil ve etkili hale getirmesi gerektiğini savundu. Korumanın sadece hayatta kalmakla sınırlı kalmaması gerektiğini belirten UNHCR Elçisi, eğitim ve istihdam gibi uzun vadeli uyum politikalarının, yerinden edilen insanların onurlu bir yaşam kurmaları için kritik öneme sahip olduğunu ifade etti.