Orta Doğu'da yaşanan jeopolitik gerilimler, küresel enerji arzını sekteye uğratarak Asya ve Afrika'daki tarım ekonomilerini derinden sarstı. Hürmüz Boğazı'ndaki deniz taşımacılığının durması, özellikle motorine bağımlı olan Bangladeşli çiftçiler için ciddi bir gıda krizini tetikledi.
Sulama sistemleri durma noktasında
Bangladeş'teki tarımsal üretimin temelini oluşturan sulama pompalarının büyük bir kısmı motorinle çalışıyor. Yakıt fiyatlarının karaborsaya düşmesi ve arzın kesilmesi, çiftçilerin tarlalarını sulayamamasına neden oldu. Rajshahi bölgesinde yaşayan Dulal Hossain gibi üreticiler, yakıt bulabilmek için günlerce benzin istasyonlarında beklemek zorunda kaldı. Yaşanan bu aksaklıklar sonucunda Hossain, pirinç hasadında normal dönemlere göre yüzde 75 oranında kayıp yaşadı.
Ekonomik zincirleme etki
Ülke genelinde 15 milyondan fazla küçük ölçekli hane, pirinç üretiminde kritik bir rol oynuyor. Ancak enerji şoku sadece yakıtla sınırlı kalmadı. Bangladeş, elektrik üretiminin büyük bölümünü ithal doğal gaza dayandırdığı için enerji kesintileri kırsal bölgelerde üretimi daha da zorlaştırdı. Uzmanlar, sulama maliyetlerinin artmasının çiftçileri pirinç yerine daha az su gerektiren ürünlere yönelmeye zorlayabileceğini, bunun da uzun vadede tarımsal tedarik zincirini bozacağını belirtiyor.
Küresel gıda güvenliği tehdit altında
Sadece Bangladeş değil, Somali ve Sudan gibi ülkeler de uluslararası yardım sistemindeki aksamalar ve artan maliyetler nedeniyle kıtlık riskiyle karşı karşıya. Ekonomist Zakir Hossain Khan, motorin krizinin devam etmesi durumunda çiftçilerin tarımsal yatırımlardan vazgeçeceği uyarısında bulunuyor. Uzmanlar, sürdürülebilir bir çözüm için güneş enerjisiyle çalışan sulama sistemlerine geçişin zorunlu olduğunu vurguluyor. Ancak mevcut durumda, milyonlarca insan için tarım hâlâ jeopolitik risklere karşı savunmasız bir şekilde motorine bağımlı kalmaya devam ediyor.