ABD siyasetinde uzun yıllardır etkili bir çalışma yürüten Yunan lobisinin, Washington'daki son gelişmelerle birlikte ciddi bir hayal kırıklığı yaşadığı gözlemleniyor. Yunanistan merkezli Kathimerini gazetesinin aktardığı bilgilere göre, ABD Başkanı Donald Trump'ın Türkiye ile savunma politikalarında işbirliğini artırmaya yönelik stratejik adımları, Kongre'deki geleneksel dengeleri önemli ölçüde değiştirdi.
Trump yönetiminin Türkiye'ye yönelik savunma teçhizatı sağlama konusundaki kararlı tutumu, Kongre'deki Yunan kökenli grupları ve Türkiye karşıtı cepheyi alarma geçirdi. 1996 yılında kurulan ve o günden bu yana faaliyet gösteren "Yunan Dostluk Grubu"nun, mevcut siyasi atmosferde varlığını sürdürmekte zorlandığı ve grup içinde ciddi çatlakların oluştuğu ifade ediliyor. Bir Kongre yetkilisinin, grubun sonunun gelmiş olabileceğine dair değerlendirmeleri, Washington'daki değişimin boyutunu gözler önüne seriyor.
Özellikle Cumhuriyetçi kanatta yer alan vekillerin, Trump yönetimiyle doğrudan karşı karşıya gelmemek adına Türkiye ile ilgili konularda daha temkinli bir yaklaşım sergilediği kaydediliyor. Bu durum, Türkiye'nin yerli savaş uçağı programı olan KAAN (TF-X) için kritik motor satışlarını engellemeyi hedefleyen girişimlerin Kongre'de yeterli desteği bulamamasına neden oldu. Bazı tasarıların ise Cumhuriyetçi vekillerin desteği olmadan, oldukça daraltılmış içeriklerle sunulmak zorunda kaldığı belirtiliyor.
Helenik Amerikan Liderlik Konseyi (HALC) İcra Direktörü Eddie Zemenides, kaleme aldığı analizde Atina'nın bu süreçten duyduğu rahatsızlığı dile getirerek, savunma alanındaki açılımların Kongre denetimi olmaksızın ilerlemesinin Yunanistan için stratejik bir kayıp olduğunu savundu. Öte yandan, ABD'deki Türkiye yanlısı çevreler, Türkiye'nin NATO içerisindeki kritik konumuna ve ittifakın en büyük ikinci ordusuna sahip olduğuna vurgu yaparak, savunma sanayisindeki işbirliğinin müttefiklik ilişkileri açısından önemine dikkat çekiyor. Trump yönetiminin, F-110 motorlarının satış sürecini hızlandırarak Kongre denetimini aşan bir yol izlediği iddiaları ise lobinin yaşadığı hayal kırıklığını derinleştiren bir diğer unsur olarak öne çıkıyor.