ABD Kongresi'ne bağlı Kongre Bütçe Ofisi (CBO) tarafından yayımlanan yeni bir rapor, Başkan Trump'ın adını taşıyan ve "Altın Filo" olarak adlandırılan 15 nükleer tahrikli güdümlü füze zırhlısı projesinin maliyetine dair çarpıcı veriler ortaya koydu. 2028 ile 2056 yılları arasını kapsayan inşa sürecinin, 2026 fiyatlarıyla toplamda 275 milyar dolara ulaşabileceği hesaplanıyor.
Rapora göre, sınıfın ilk gemisinin maliyeti yaklaşık 23,4 milyar dolar olarak tahmin edilirken, takip eden 14 geminin her birinin ortalama 18 milyar dolara mal olması bekleniyor. Bu rakamlar, söz konusu projeyi Amerikan tarihinin en pahalı savaş gemisi programlarından biri konumuna getiriyor. Karşılaştırma yapmak gerekirse, dünyanın en büyük uçak gemisi olan USS Gerald R. Ford'un güncel maliyeti dahi bu gemilerin gerisinde kalıyor.
Teknik Özellikler ve Kapasite
Trump sınıfı gemilerin, ABD Donanması'nın bugüne kadar inşa edeceği en ağır silahlı yüzey platformları olması hedefleniyor. Gemilerde hava savunma füzeleri, hipersonik silahlar, yüksek enerjili lazerler ve elektromanyetik topların (railgun) yer alması planlanıyor. Tam yüklü ağırlıklarının 35 bin ile 41 bin ton arasında değişmesi beklenen bu devasa gemilerin, saatte 30 deniz milinin üzerinde hız yapabilmesi öngörülüyor.
Stratejik Hedefler ve Zorluklar
Washington yönetiminin bu devasa yatırıma yönelmesinin temelinde, Çin donanmasının hızla büyümesi ve toplam gemi sayısında ABD'yi geride bırakması yatıyor. Ancak uzmanlar, sadece finansal yükün değil, aynı zamanda Amerikan tersanelerinin bu ölçekteki bir üretimi karşılama kapasitesinin de ciddi bir sorun teşkil ettiğine dikkat çekiyor. CBO raporu, mevcut tersane kapasitesinin bu projeyi zamanında tamamlamak için yüzde 60 oranında artırılması gerektiğini vurguluyor.
Başkan Trump, projenin duyurulduğu dönemde savunma şirketlerini maliyet aşımları konusunda uyararak, gecikme yaşanması durumunda şirket yöneticilerine yönelik yaptırımlar uygulanabileceğini belirtmişti. Buna rağmen, ortaya çıkan 275 milyar dolarlık fatura, projenin hem bütçe disiplini hem de lojistik açıdan ciddi bir sınavla karşı karşıya olduğunu gösteriyor.