Yapay zeka teknolojilerinin gelişimiyle birlikte veri merkezlerine olan ihtiyaç, ABD genelinde büyük bir inşaat hareketliliğini beraberinde getirdi. Bu durum, özellikle elektrik ve inşaat sektörlerinde nitelikli iş gücü için ciddi bir rekabet ortamı oluşturdu. Detroit gibi bölgelerde çalışan teknisyenler ve elektrikçi çırakları, veri merkezi projelerinin sunduğu yüksek ücretler nedeniyle bu alanlara yöneliyor.
OpenAI tarafından Michigan'da başlatılan veri merkezi projesi, eyalet tarihindeki en büyük tekil yatırım olarak dikkat çekiyor. Projenin yoğun çalışma temposu, kalifiye personelin büyük şantiyelere kaymasına neden olurken, kent merkezlerindeki rutin altyapı ve bakım işlerinde iş gücü eksikliği yaşanmasına yol açıyor. Indeed verilerine göre, veri merkezlerinde sunulan saatlik ücretler, diğer sektörlerdeki benzer pozisyonlara kıyasla ortalama yüzde 42 oranında daha yüksek seyrediyor.
Teknoloji şirketleri, inşaat süreçlerinin aksamaması adına iş gücü eğitimine doğrudan finansal destek sağlıyor. Google, Elektrik İşçileri Kardeşliği (IBEW) ile iş birliği yaparak 50 milyon dolarlık bir eğitim programı başlatırken, Meta inşaat işçilerinin eğitimi için 115 milyon dolarlık bir bütçe ayırdı. Ancak bu hızlandırılmış eğitim programları, geleneksel sendikalar tarafından eleştiriliyor. Kuzey Amerika Yapı İşçileri Sendikaları (NABTU), birkaç haftalık kursların dört yıllık kapsamlı çıraklık eğitimlerinin yerini tutamayacağını vurguluyor.
Sektör uzmanları, sınırlı iş gücünün veri merkezlerine kaymasının konut ve ofis inşaatları gibi diğer alanlarda tedarik sıkıntılarını derinleştirdiğine dikkat çekiyor. Ayrıca, veri merkezi inşaatları tamamlandıktan sonra bu tesislerin işletme aşamasında çok az sayıda personele ihtiyaç duyulması, gelecekte işsizlik riski oluşabileceği endişesini beraberinde getiriyor. Uzmanlar, yetiştirilen binlerce kalifiye işçinin inşaat süreci sonrasında hangi sektörlerde istihdam edileceğinin belirsizliğini koruduğunu belirtiyor.