İngiltere, ciddi bir kuraklık riskiyle karşı karşıya kalırken hükümet ve su şirketleri kaynakları korumak adına sert önlemleri devreye aldı. Ülke genelinde su tasarrufunu teşvik etmek amacıyla başlatılan yeni düzenlemeler kapsamında, hortum kullanımı yasaklandı. Bu yasakla birlikte bahçe sulama, araç yıkama, şişme havuz doldurma ve jakuzilere su takviyesi yapılması gibi faaliyetler kısıtlandı.
Hükümet, Suyu Kurtaralım kampanyası için 75 milyon dolarlık bir bütçe ayırarak vatandaşları daha dikkatli su tüketimine davet etti. Uzmanlar, İngiltere'de kişi başına düşen günlük su tüketiminin 140 litreden 112 litreye indirilmesinin kritik bir hedef olduğunu belirtiyor.
Başbakan Andy Burnham, yaşanan krizin sadece bireysel tüketim alışkanlıklarıyla açıklanamayacağını ifade etti. 1989 yılındaki özelleştirme politikalarının başarısız olduğunu savunan Burnham, su ve enerji sektörlerinde daha sıkı kamu denetimine ihtiyaç duyulduğunu vurguladı. Özellikle 20 milyar sterlin borcu bulunan ve altyapı sorunlarıyla gündeme gelen büyük su şirketlerinin kamulaştırılması ihtimali tartışılıyor.
Çevreciler ve sivil toplum kuruluşları ise yıllardır süregelen altyapı eksikliklerine dikkat çekiyor. Eskiyen boru hatları nedeniyle milyonlarca litre suyun boşa aktığını ve kanalizasyon atıklarının su kaynaklarına karıştığını belirten uzmanlar, bireysel tasarrufun yanı sıra acil altyapı yatırımlarının da şart olduğunu savunuyor. Hükümetin bu adımları, hem kısa vadeli su krizini yönetmeyi hem de uzun vadeli altyapı sorunlarını çözmeyi amaçlıyor.