Türkiye ve Mısır yönetimlerinin savunma sanayii alanındaki iş birliklerini güçlendirmesi ve Libya ile Gazze gibi kritik bölgesel meselelerde ortak bir duruş sergilemesi, İsrail tarafında jeopolitik bir endişe kaynağı haline geldi. Uzmanlar, iki bölgesel gücün geçmişteki husumetleri bir kenara bırakarak attığı bu adımların, Doğu Akdeniz'deki geleneksel ittifak dengelerini kökten değiştirdiğini belirtiyor.
İsrail tarafı, Türkiye'nin bölgedeki artan etkisini yakından takip ederken, askeri kapasitesini güçlendirmeye yönelik adımlar atıyor. İsrail Savunma Bakanlığı, asker ve lojistik ekipman taşıma kapasitesine sahip beş yeni çıkarma gemisini envanterine kattı. İsrailli askeri yetkililer, Türkiye ile yaşanabilecek olası bir gerilim senaryosunda donanma alanında kapsamlı bir yeniden yapılanmaya ihtiyaç duyulabileceğini ifade ediyor.
Öte yandan, 27 Ekim'de yapılacak genel seçimler öncesinde İsrail iç siyasetinde de hareketli saatler yaşanıyor. Binyamin Netanyahu hükümeti, görev süresi dolmadan Gazze ve Batı Şeria'da yeni yasadışı yerleşim birimleri kurmaya yönelik planlarını devreye soktu. Savunma Bakanı Israel Katz, Gazze'nin kuzeyinde üç yeni askeri yerleşim kurmayı hedeflediklerini açıklarken, Filistinlilerin bölgeden uzaklaştırılmasına yönelik söylemleriyle dikkat çekti.
Aynı süreçte Maliye Bakanı Smotrich, işgal altındaki Batı Şeria'da bulunan yerleşimlerin genişletilmesi amacıyla 1.3 milyar şekel tutarında bir bütçenin onaylandığını duyurdu. İsrail basınında yer alan haberlere göre, söz konusu ödenek kabine tarafından geçtiğimiz ay onaylanmış ancak uluslararası tepkilerden çekinildiği için kamuoyundan gizli tutulmuştu. Bu hamleler, İsrail'in seçim öncesi dönemde bölgedeki statükoyu değiştirmeye yönelik kararlı bir tutum sergilediğini gösteriyor.