Rusya ve Ukrayna arasındaki savaş, cephe hattının çok ötesine geçerek sivillerin yaşamını ve ülkelerin lojistik altyapısını doğrudan etkilemeye devam ediyor. Ukrayna'nın güneyindeki Nikopol kenti, Zaporojye Nükleer Santrali'ne yakınlığı nedeniyle çatışmaların en yoğun hissedildiği bölgelerden biri haline geldi. Şehir nüfusunun yarısının bölgeyi terk ettiği belirtilirken, geride kalanlar dron saldırılarına karşı sürekli gökyüzünü gözlemleyerek hareket ediyor. Kentte otobüs seferleri ve posta hizmetleri güvenlik nedeniyle sık sık durdurulurken, yolların üzerine dronları engellemek amacıyla balık ağları geriliyor.
Rusya'da akaryakıt ve lojistik krizi
Savaşın etkileri Rusya topraklarında da hissediliyor. Ukrayna'nın petrol rafinerilerine yönelik saldırıları, Rusya'da ciddi bir akaryakıt tedarik sorunu yarattı. Birçok bölgede sürücüler benzin istasyonlarında uzun kuyruklar oluştururken, bazı istasyonların tamamen kapandığı bildiriliyor. Moskova yönetimi, yaşanan bu sıkıntılar nedeniyle ihracata kısıtlamalar getirmek zorunda kaldı.
Ukrayna ordusunun Rusya içlerine yönelik uzun menzilli dron saldırıları, lojistik merkezleri de hedef alıyor. Son olarak, Rusya'nın en büyük internet alışveriş platformlarından biri olan Wildberries'e ait depolar hedef alındı. Moskova yakınlarındaki tesislerde meydana gelen yangın sonucunda milyonlarca dolarlık mal kül olurken, saldırıda 8 kişi hayatını kaybetti ve 55 kişi yaralandı. Ukrayna lideri Volodimir Zelenski, saldırının söz konusu depoların askeri amaçlarla kullanılması nedeniyle gerçekleştirildiğini savundu.
AB yaptırımlarında Atina engeli
Savaşın ekonomik yansımaları Avrupa Birliği içinde de siyasi gerilimlere yol açıyor. AB'nin Rusya'ya yönelik hazırladığı yeni yaptırım paketi, Yunanistan'ın itirazları nedeniyle tıkanmış durumda. Rusya'nın sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) taşımacılığını ve "gölge tanker filosunu" hedef alan kısıtlamalara karşı çıkan Atina yönetimi, bu adımların kendi armatörlerinin ticari çıkarlarına zarar vereceğini savunuyor. AB diplomatları arasında krize neden olan bu durum, yaptırımların yürürlüğe girmesi için gereken oy birliği şartı nedeniyle çözülemeyen bir düğüm haline geldi.