Türkiye'nin önemli tarım merkezlerinden Antalya ve Mersin'de muz üreticileri, ürünlerinin seradan alım fiyatlarının düşüklüğü nedeniyle ciddi sıkıntılar yaşıyor. Özellikle Manavgat gibi bölgelerde örtü altı üretimin yaygınlaşmasıyla birlikte üretim kapasitesi yıllar içinde büyük bir ivme kazandı. Ancak bu artış, üreticinin eline geçen kazanca aynı oranda yansımadı.
Üretim Kapasitesi Arttı, Fiyatlar Yerinde Saydı
2015 yılından itibaren sağlanan desteklerle birlikte muz üretimi, örtü altı tarım tekniklerinin gelişmesiyle dört kata yakın bir büyüme gösterdi. 2022 yılında 997 bin ton ile zirve yapan üretim, 2025 yılında 864 bin ton seviyesinde gerçekleşti. Manavgat'ta 10 yıldır üretim yapan Mustafa Sami Atalay, bölgedeki sera alanlarının 25 bin dönüme ulaştığını ve artık yılın 12 ayı hasat yapılabildiğini belirtti.
Buna rağmen üreticiler, piyasadaki fiyat dengesizliğinden şikayetçi. Birinci sınıf muzun 20-25 lira, ikinci sınıf ürünün ise 10 lira gibi düşük rakamlara alıcı bulması, üreticinin maliyetlerini karşılamasını imkansız hale getiriyor. Atalay, işçilik, gübre ve mazot gibi temel girdi kalemlerinin dört katına çıktığını, ancak muz fiyatlarının bu artışın gerisinde kaldığını ifade etti.
İthalat Rejimi ve Maliyet Baskısı
Üreticilerin en büyük endişelerinden biri de ithalat politikaları. Dışarıdan gelen ürünlerin maliyet yapısının yerli üretimle kıyaslanamayacak kadar farklı olduğunu belirten üreticiler, bu durumun iç piyasada haksız rekabete yol açtığını savunuyor. Artan üretim kapasitesine rağmen, temel gıda ürünleri ve diğer tüketim maddelerindeki fiyat artışları karşısında muzun değer kaybetmesi, çiftçiyi üretimden soğutma riski taşıyor. Üreticiler, mevcut fiyatların bir ekmek veya bir gofret fiyatıyla kıyaslandığında oldukça düşük kaldığını belirterek, yetkililerden çözüm beklediklerini dile getiriyor.