Mevsim geçişleriyle birlikte artış gösteren solunum yolu enfeksiyonları, toplum sağlığını tehdit etmeye devam ediyor. İç Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Attila Önmez, hastaların iyileşme sürecindeyken şikayetlerinin yeniden başlamasının hafife alınmaması gerektiğini belirterek, bu durumun zatürre gibi ciddi komplikasyonların habercisi olabileceği konusunda uyarılarda bulundu.
Belirtiler Geri Dönüyorsa Dikkat
Üst solunum yolu enfeksiyonlarının genellikle hafif seyrettiğini ifade eden Önmez, bazı vakalarda iyileşme döneminin ardından ateşin yeniden yükselmesi, öksürüğün şiddetlenmesi ve nefes darlığı gibi semptomların ortaya çıkabildiğini kaydetti. Bu tür bir kötüleşmenin enfeksiyonun alt solunum yollarına ilerlediğine işaret edebileceğini belirten uzman, hastaların bu aşamada mutlaka profesyonel bir değerlendirmeden geçmesi gerektiğini vurguladı.
Kronik Hastalar İçin Risk Daha Yüksek
Özellikle diyabet, KOAH, astım ve kalp yetmezliği gibi kronik rahatsızlıkları bulunan bireylerin enfeksiyonları daha ağır geçirme riski taşıdığına dikkat çekildi. Bağışıklık sistemi baskılanmış kişilerde basit bir soğuk algınlığının dahi hastane tedavisi gerektiren tablolara dönüşebileceği ifade edildi. Ayrıca, grip, soğuk algınlığı ve Kovid-19 gibi hastalıkların benzer belirtiler göstermesi nedeniyle, hastaların kendi kendilerine teşhis koyarak tedavi uygulamalarının yanlış olduğu belirtildi.
Bilinçsiz Antibiyotik Kullanımı Tehlikesi
Enfeksiyon tedavisinde yapılan en büyük hatalardan birinin hekim onayı olmadan antibiyotik kullanmak olduğunu belirten Doç. Dr. Önmez, şu uyarılarda bulundu: "Viral enfeksiyonlarda antibiyotiklerin tedavi edici etkisi yoktur." Gereksiz antibiyotik kullanımının iyileşme sürecini hızlandırmadığı gibi, antibiyotik direncine ve istenmeyen yan etkilere yol açtığı hatırlatıldı.
Acil Müdahale Gerektiren Durumlar
Uzmanlar, her öksürük veya boğaz ağrısının acil servise başvurmayı gerektirmediğini, ancak nefes darlığı, göğüs ağrısı ve bilinç değişikliği gibi belirtilerin ihmal edilmemesi gerektiğini belirtti. Hastalıktan korunmak için ise el hijyenine dikkat edilmesi, kapalı ortamların havalandırılması ve risk grubundaki kişilerin aşılarını yaptırması öneriliyor. Hastalık belirtisi gösteren kişilerin ise kalabalık ortamlardan uzak durarak dinlenmeleri, bulaş riskini azaltmak adına büyük önem taşıyor.