Deutsche Bank Araştırma Enstitüsü tarafından hazırlanan Dünya Fiyatlarının Haritalandırılması 2026 raporu, Avrupa genelinde flört etmenin maliyetini ve bu maliyetin yerel gelir düzeyleriyle olan ilişkisini gözler önüne serdi. Araştırma kapsamında; şarap, giyim, restoran harcamaları, sinema biletleri ve ulaşım gibi kalemlerden oluşan bir "randevu sepeti" baz alındı.
Verilere göre İstanbul, 168 euroluk toplam maliyetle incelenen 28 Avrupa kenti arasında en ucuz şehir olarak öne çıkıyor. Ancak bu düşük maliyet, alım gücüyle kıyaslandığında farklı bir tablo ortaya koyuyor. İstanbul, randevu maliyetinin aylık net maaşa oranlandığı sıralamada yüzde 16,7'lik pay ile Avrupa'nın en pahalı ikinci şehri oldu. Bu alanda listenin ilk sırasında yüzde 19,6 ile Atina yer alıyor.
Avrupa'nın en pahalı şehirleri ise İsviçre'de bulunuyor. Cenevre ve Zürih, 400 euroyu aşan randevu maliyetleriyle listenin zirvesinde yer alsa da, bu şehirlerdeki yüksek gelir seviyeleri nedeniyle randevu masrafları maaşların çok küçük bir kısmını oluşturuyor. Örneğin Zürih'te bir randevunun maliyeti, aylık net maaşın sadece yüzde 5,6'sına denk geliyor.
Araştırma, fiyatların tek başına bir şehrin pahalılığını yansıtmadığını, asıl belirleyicinin gelir düzeyi olduğunu vurguluyor. Uzmanlar, maddi durumun bireylerin ilişkiye başlama isteği ve kendilerini ilişkiye hazır hissetmeleri üzerinde doğrudan bir etkisi olduğunu belirtiyor. Özellikle işsizlik veya düşük gelir gibi ekonomik faktörlerin, evlilik veya birlikte yaşama gibi uzun vadeli ilişki kararlarını olumsuz etkilediği gözlemleniyor.
Raporda kullanılan verilerin Numbeo kullanıcı paylaşımlarına dayandığı ve resmî bir veri kaynağı olmadığı da not ediliyor. Avrupa genelinde randevu maliyeti ortalaması 270 euro olarak belirlenirken, İstanbul bu ortalamanın oldukça altında kalmasına rağmen gelir dengesizliği nedeniyle bireylerin bütçesini zorlayan şehirler arasında yer alıyor.