Avrupa, 2022 yılından bu yana enerji tedarikinde dışa bağımlılığı azaltma hedefiyle hareket etse de, kış ayları yaklaşırken doğal gaz arzında ciddi bir sıkışıklık riskiyle karşı karşıya kaldı. Bölgedeki doğal gaz depoları, 2011 yılından bu yana kaydedilen en düşük doluluk oranlarına gerilemiş durumda.
Fiyatlarda sert yükseliş
Doğal gaz piyasasında gösterge kabul edilen Hollanda TTF kontratları, yılbaşından bu yana yaklaşık yüzde 234 oranında artış gösterdi. Ocak ayında megavatsaat başına 28 euro civarında seyreden fiyatlar, son dönemde 96 euro seviyelerine kadar tırmandı. Bu durum, geçen kış ortalamasının neredeyse üç katı bir maliyet tablosu ortaya koyuyor. Analistler, bu artışın tipik bir hane için kış boyunca yaklaşık 715 euro ek maliyet yaratabileceğini belirtiyor.
Arz kaynaklarında daralma
Orta Doğu'daki çatışmalar ve Hürmüz Boğazı'ndaki belirsizlikler, Avrupa'nın önemli LNG tedarikçilerinden biri olan Katar'dan gelen sevkiyatların mayıs ayından itibaren durmasına neden oldu. Küresel piyasalardaki sıkışıklık, Avrupa'nın Asyalı alıcılarla rekabet etmek zorunda kalmasına yol açarken, Rusya'dan gelen LNG'nin 2027 itibarıyla tamamen yasaklanacak olması uzun vadeli enerji güvenliği üzerindeki baskıyı artırıyor.
Tüketim ve tasarruf çağrısı
Enerji Ekonomisi ve Finansal Analiz Enstitüsü (IEEFA) analisti Ana Maria Jaller-Makarewicz, Avrupa'nın elindeki en güçlü aracın talebi azaltmak olduğunu vurguluyor. Uzmanlar, termostat ayarlarının düşürülmesi ve enerji verimliliği önlemlerinin, kış aylarında yaşanabilecek arz krizine karşı kritik bir koruma sağlayabileceğini ifade ediyor. Ancak piyasaların yeniden dengeye kavuşmasının 2028 sonbaharını bulabileceği tahmin ediliyor.
Avrupa'nın bu kışı nasıl geçireceği, büyük ölçüde hava sıcaklıklarına ve rüzgâr enerjisi üretim kapasitesine bağlı olacak. Depolardaki düşük stok seviyeleri, kışın sert geçmesi durumunda fiyatların daha da yükselme ihtimalini canlı tutuyor.