Modern yaşamın getirdiği yoğun iş temposu ve ailevi sorumluluklar, bireyleri zihinsel dinginlik arayışına itiyor. Bu süreçte koşu, yalnızca fiziksel bir aktivite olmanın ötesine geçerek bir yaşam ritmi ve arınma pratiği olarak öne çıkıyor. Koşu parkurlarını tercih edenlerin sayısı her geçen gün artarken, bu sporun zihinsel sağlığa olan olumlu etkileri daha fazla kabul görüyor.
Özellikle yaklaşan Cumhuriyet koşuları ve İstanbul Maratonu gibi büyük organizasyonlar, koşu kültürünün toplumda kök salmasına yardımcı oluyor. Bu etkinlikler, koşmanın bir spor dalı olmasının yanı sıra zihinsel bir rahatlama aracı olduğu anlayışını da güçlendiriyor.