Almanya'da Türk vatandaşlarının iltica başvurularında, rüşvet karşılığında sahte ceza soruşturmaları satın alındığına dair ciddi iddialar gündeme geldi. Alman basınında yer alan haberlere göre, insan kaçakçılığı şebekeleri, sosyal medya üzerinden ulaştıkları kişilere, para karşılığında Türkiye'de haklarında siyasi içerikli soruşturmalar açtırmayı vadediyor.
Yargı yetkisinin kötüye kullanımı
İddialara göre, şebekelerle iş birliği yapan bazı savcılar, iltica etmek isteyen kişiler hakkında Cumhurbaşkanı'na hakaret suçlamasıyla soruşturma başlatıyor. Bu işlemlerin Ulusal Yargı Ağı Projesi'ne (UYAP) kaydedilmesi, başvuru sahiplerinin Almanya'daki Federal Göç ve Mülteciler Dairesi'ne (BAMF) sunacakları belgelerin gerçek görünmesini sağlıyor. Bir kaçakçının 800 euro karşılığında soruşturma ve iddianame süreci sunduğu, "her şey dahil" paketlerin ise 8 bin euroya kadar ulaştığı öne sürülüyor.
Bağımsız milletvekili Mustafa Yeneroğlu, konuyu TBMM gündemine taşıyarak Adalet Bakanı Akın Gürlek'in yanıtlaması istemiyle soru önergesi verdi. Yeneroğlu, iddiaların doğruluğu halinde bunun münferit bir sahtecilikten öte, yargı yetkisinin kötüye kullanılması anlamına geldiğini ve Türk yargısının inandırıcılığını sarstığını belirtti.
İltica kabul oranlarında büyük düşüş
Bu yöntemle iltica hakkının istismar edilmesi, Alman makamlarının Türk vatandaşlarının başvurularına karşı şüpheci yaklaşmasına neden oldu. BAMF verilerine göre, 2020 yılında Türk vatandaşlarının iltica başvurularındaki kabul oranı yüzde 43 seviyesindeyken, bu oran 2025 yılında yüzde 8,1'e kadar geriledi. Uzmanlar, artan başvuruların sadece siyasi baskı iddialarıyla değil, ekonomik gerekçelerle de ilgili olduğunu vurguluyor.
Alman yetkililer, sahte belgelerin tespit edilmesi için incelemelerin derinleştirildiğini ve konunun Türk makamlarıyla yapılan görüşmelerde masaya yatırıldığını ifade ediyor. Adalet Bakanlığı ise iddialara ilişkin henüz resmi bir açıklama yapmadı.