Fransa'da cumhurbaşkanlığı seçimlerine altı ay kala, öğrencilerin başlattığı ve hayat pahalılığına yönelik tepkilerle genişleyen protestolar ülke genelinde krize yol açtı. 500 binden fazla kişinin katıldığı gösterilerde yaşanan yağma ve şiddet olayları, siyasi arenada da tansiyonu yükseltti. İçişleri Bakanı Laurent Nunez, yaşananlardan kendisini sorumlu tutarak Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'a istifasını sundu; ancak Macron bu talebi reddederek yeni güvenlik önlemleri alınması talimatını verdi.
Sokağa çıkma yasakları ve siyasi gerilim
Başbakan Sebastien Lecornu, kabine üyeleriyle gerçekleştirdiği kriz toplantısının ardından Paris'in bazı bölgeleri ile Nice, Lyon ve Lille şehirlerinde bir günlük sokağa çıkma yasağı ilan edildiğini açıkladı. Lecornu, aşırı sol grupların ülkede kargaşa yaratmayı hedeflediğini iddia ederken, Boyun Eğmeyen Fransa lideri Jean-Luc Melenchon bu iddiaları reddetti. Öte yandan, aşırı sağcı Ulusal Birlik lideri Jordan Bardella, Cumhurbaşkanı Macron'u istifaya çağırarak hükümetin kriz yönetimine sert tepki gösterdi.
Sokaklardaki hareketlilik devam ederken, Sarı Yelekliler hareketi yeni protesto çağrılarında bulundu. Marsilya'da bin 500 dükkanın zarar gördüğü olaylarda, ülke genelinde binden fazla kişi yaralandı ve 6 bin 800'den fazla kişi gözaltına alındı.
İtalya ve Avrupa'da protesto dalgası
Hayat pahalılığına karşı tepkiler Fransa ile sınırlı kalmadı. İtalya'da Milano merkezli başlayan protestolar Torino ve Bologna gibi kuzey şehirlerine sıçradı. İtalyan basını, gözaltına alınanların büyük çoğunluğunun 18 yaşından küçük olduğunu aktardı. Başbakan Giorgia Meloni, protesto hakkının şehirleri talan etme anlamına gelmediğini belirterek güvenlik yetkililerini acil toplantıya çağırdı. Avrupa genelinde ise Arnavutluk, Portekiz ve Belçika gibi ülkelerde de benzer ekonomik gerekçelerle eylemlerin sürdüğü bildiriliyor.