Fransa'da hafta sonu boyunca devam eden şiddetli olaylar, ticari işletmeler üzerinde büyük bir yıkıma yol açtı. Hükümet yetkilileri tarafından yapılan son açıklamaya göre, ülke genelinde zarar gören mağaza sayısı en az 3 bine ulaştı. Bu rakam, bir önceki gün paylaşılan verilerin iki katına tekabül ediyor.
Sigorta sektörü seferber oldu
Fransa Sigortacılar Federasyonu (France Assureurs), üyelerinin mağdur olan işletmelere destek sağlamak amacıyla tüm imkânlarını seferber ettiğini duyurdu. Ancak federasyon, olayların şiddeti nedeniyle henüz net bir hasar maliyeti veya başvuru sayısı paylaşmadı. Mevcut sigorta poliçeleri genellikle yangın, hırsızlık ve vandalizm gibi durumları kapsasa da, işletmelerin kapalı kaldıkları süre boyunca yaşadıkları satış kayıplarının karşılanması, poliçelerdeki özel maddelere bağlı bulunuyor.
Yeni düzenleme henüz devrede değil
Fransa, 2023 yılında yaşanan benzer olaylardan ders çıkararak toplumsal olay kaynaklı hasarlar için yeni bir sigorta fonu oluşturmayı planlamıştı. Ancak Avrupa Komisyonu onayı ve uygulama kararnamesi bekleyen bu sistem henüz yürürlüğe girmediği için, mevcut zararlar eski sözleşmeler üzerinden tazmin edilecek. 2023 yılındaki olaylarda sigorta kapsamındaki toplam zarar 793 milyon euro olarak kaydedilmişti; bu kez etkilenen mağaza sayısının daha yüksek olması, toplam maliyetin daha da artabileceği endişesini doğuruyor.
Piyasalarda gerginlik
Olayların ekonomik yansımaları finans piyasalarında da hissedildi. Fransa'nın CAC 40 endeksi günü yüzde 1,1 düşüşle tamamlarken, Carrefour ve LVMH gibi büyük perakende ve lüks tüketim gruplarının hisselerinde değer kayıpları yaşandı. Ayrıca Fransız devlet tahvillerinde satış baskısı artarken, ülkenin borçlanma maliyetleri yükselişe geçti.
Devlet desteği gündemde
Başbakan Sebastien Lecornu, olaylardan etkilenen işletmelerin çalışanları için devlet destekli kısa çalışma uygulamasının devreye alınacağını açıkladı. Kamu borcunun yüksek olduğu bir dönemde gelen bu ek maliyetlerin, bütçe üzerindeki baskıyı artırması bekleniyor. Yetkililer, yerel düzeyde sokağa çıkma yasakları gibi güvenlik önlemlerini değerlendirirken, olayların nihai ekonomik etkisinin sadece fiziksel hasarla sınırlı kalmayacağı öngörülüyor.