Fransa'da başlayan ve kısa sürede Avrupa'nın farklı noktalarına yayılan protestolar, kıta genelinde güvenlik endişelerini artırdı. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, ülkeyi etkisi altına alan şiddet olaylarının arkasında aşırı sol marjinal grupların ve suç örgütlerinin bulunduğunu belirterek, kamu düzenini bozmaya çalışanların hesap vereceğini vurguladı. Hafta sonu boyunca devam eden olaylarda 2 bin 400'den fazla kişi gözaltına alınırken, 1000'e yakın güvenlik görevlisi yaralandı.
İtalya ve diğer ülkelerde kaos
Protestoların etkisi İtalya'ya da sıçradı. Milano'da düzenlenen gösteriler sırasında maskeli gruplar dükkanları yağmaladı, kamu araçlarına zarar verdi ve polise saldırdı. İtalya Başbakanı Giorgia Meloni, yaşananları sert bir dille eleştirerek, gösteri hakkının kentleri yakıp yıkmak anlamına gelmediğini ifade etti. Meloni, şiddet olaylarına karşı acil güvenlik toplantısı düzenlenmesi talimatını verdi.
Avrupa'nın diğer bölgelerinde ise farklı gerekçelerle sokağa çıkan gruplar dikkat çekti. Portekiz'in başkenti Lizbon'da konut sıkıntısı, yüksek kiralar ve düşük ücretler protesto edilirken, Arnavutluk'un başkenti Tiran'da yolsuzluk iddiaları nedeniyle hükümet karşıtı gösteriler beşinci gününe girdi. Tiran'daki olaylarda öğrenciler ile polis arasında çatışmalar yaşandı.
Belediye binası alevlere teslim oldu
Fransa'daki olayların en çarpıcı görüntülerinden biri Limoges kentinde yaşandı. 143 yıllık tarihi belediye binasının saat kulesi, göstericilerin saldırısı sonucu çıkan yangınla çöktü. Limoges Belediye Başkanı Guillaume Guerin, saldırının arkasında lojistik bir planlama olduğunu belirterek, bunun basit bir protesto değil, örgütlü bir eylem olduğunu savundu. Avrupa hükümetleri, kentlerin rehin alındığı bu yeni protesto dalgasına karşı birlik çağrısında bulunurken, güvenlik önlemlerinin artırılması kararlaştırıldı.