İstanbul, 14 Ekim tarihinde kayıtların tutulmaya başlandığı günden bu yana görülen en şiddetli yağışlardan birine sahne oldu. İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Beykoz gibi bazı bölgelerde metrekare başına 272 kilogram yağış düştüğünü açıkladı. Bu değer, 1985 yılında Şile'de ölçülen 199,3 kilogramlık önceki rekoru geride bırakarak kentin iklim tarihinde ekstrem bir noktaya yerleşti.
Betonlaşma ve Sel Riski
Bilim insanları, düşen yağış miktarının yüksekliğinin tek başına felaketi açıklamadığını, asıl sorunun suyun akışını engelleyen yüzeyler olduğunu belirtiyor. Newcastle Üniversitesi'nden Dr. Abdullah Kahraman, asfalt ve beton gibi geçirimsiz yüzeylerin son 40 yılda hızla arttığına dikkat çekiyor. 1987 yılında İstanbul'da geçirimsiz yüzey oranı yüksek olan ilçe sayısı oldukça sınırlıyken, günümüzde bu sayı dört katına çıkmış durumda.
Doç. Dr. Doğukan Doğu Yavaşlı ise İstanbul'un güney kesimlerindeki eski dere yataklarının yapılaşmaya açılmasının riskleri artırdığını ifade ediyor. Yapılan araştırmalar, İstanbul'daki dere ağının yaklaşık yüzde 17'sinin üstünün kapatılarak yer altına alındığını gösteriyor. Bu durum, yoğun yağış anında suyun doğal yatağını bulamamasına ve yerleşim alanlarında metrelerce derinliğe ulaşan sellere yol açıyor.
Gelecek İçin Çözüm Önerileri
Uzmanlar, iklim değişikliğinin aşırı hava olaylarını tetiklediğini ancak İstanbul'daki can kayıplarının temelinde altyapı yetersizliği ve hatalı şehir planlamasının yattığını savunuyor. Dr. Kahraman, modern simülasyon yöntemleriyle sel riskinin sayısal olarak hesaplanabileceğini ve drenaj sistemlerinin bu verilere göre güçlendirilmesi gerektiğini belirtiyor. Altyapı yatırımlarının başlangıçta maliyetli görünse de, gelecekte yaşanabilecek afetlerin vereceği zararlar göz önüne alındığında bu harcamaların zorunlu olduğu vurgulanıyor.
Sel felaketi nedeniyle hayatını kaybedenlerin olduğu kentte, arama kurtarma çalışmaları devam ederken binlerce ev ve iş yerinde hasar tespit süreci sürüyor. Uzmanlar, derelerin korunması ve betonlaşmanın sınırlandırılmasının, İstanbul'un gelecekteki olası afetlere karşı direnç kazanması için hayati önem taşıdığı konusunda birleşiyor.