Ortadoğu'nun en yoksul ülkelerinden biri olan Yemen, 2015 yılında başlayan iç savaşın yıkıcı etkileriyle boğuşmaya devam ediyor. Hükümet güçleri ile İran destekli Husiler arasındaki çatışmalar sürerken, ülke genelinde milyonlarca sivil derin bir ekonomik krizin pençesinde yaşam mücadelesi veriyor. Dünya Bankası verileri, 2015 yılından bu yana kişi başına düşen gayri safi yurtiçi hasılanın yaklaşık yüzde 58 oranında azaldığını ortaya koyuyor.
Ekonomik çöküş ve geçim sıkıntısı
Ekonomik krizin en yoğun hissedildiği yerlerin başında gelen geçici başkent Aden'de, bir ailenin sadece gıda harcaması aylık 83 doları buluyor. Bu rakama kira, ulaşım ve sağlık gibi temel giderler dahil değil. Kamu çalışanı Büşra Abdullah Abdülvaris, düşük maaşlar nedeniyle birçok ailenin et tüketimini tamamen kestiğini ifade ediyor. Yerinden edilmiş kişilerin sığındığı Marib gibi bölgelerde ise aileler, su ve süt gibi temel ihtiyaçlar arasında seçim yapmak zorunda kalıyor.
Husilerin kontrolü altındaki başkent Sana ve kuzeybatı bölgelerinde de durum farklı değil. Bölgedeki sıkı para politikaları nedeniyle Yemen Riyali'nin değer kaybı bir nebze kontrol altında tutulmaya çalışılsa da, bu durum halkın alım gücüne olumlu yansımıyor. Devlet memurlarının büyük bir kısmı ya hiç maaş alamıyor ya da yalnızca yarım maaş ödemesiyle geçinmeye çalışıyor. Birçok aile, hayatta kalabilmek için akrabalarından gelen maddi desteğe muhtaç durumda.
Askeri gerilim ve diplomatik çağrılar
Saha operasyonları da hız kesmeden devam ediyor. Yemen Savunma Bakan Yardımcısı Tümgeneral Samir es-Sabri, hükümet güçlerinin nihai hedefinin başkent Sana dahil olmak üzere ülke genelinde kontrolü yeniden sağlamak olduğunu açıkladı. Öte yandan, Suudi Arabistan'daki havalimanlarına yönelik saldırılar bölgedeki tansiyonu artırıyor. Türkiye Dışişleri Bakanlığı, söz konusu saldırıları en güçlü şekilde kınadığını belirterek, taraflara diplomasi çağrısında bulundu ve Suudi Arabistan ile dayanışma içinde olduğunu vurguladı.