İspanya'nın başkenti Madrid'de, 70 yılı aşkın süredir yaşadığı evinden fahiş kira artışı nedeniyle polis zoruyla tahliye edilen ve ülke genelindeki barınma krizinin sembolü haline gelen 87 yaşındaki Maricarmen Abascal hayatını kaybetti. Madrid Kiracılar Birliği, Abascal'ın tedavi gördüğü hastanede yaşamını yitirdiğini duyurarak, kendisinin İspanya tarihinde bir dönüm noktası olduğunu ifade etti.
Abascal'ın tahliyesi, İspanya'da gayrimenkul sektörüne yönelik büyük bir toplumsal tepkiyi tetiklemişti. Yüz binlerce kişinin katıldığı protestolar, yatırım fonlarını geri adım atmaya zorlamış ve Abascal'ın eski şartlarla evine dönmesini sağlayan bir uzlaşma süreci başlatmıştı. Ancak Abascal, bu dönüşü gerçekleştiremeden hayata veda etti. Ölüm haberinin ardından binlerce kişi Madrid'deki Sol Meydanı'nda toplanarak anma töreni düzenledi.
Siyasi kriz derinleşiyor
Maricarmen Abascal'ın yaşadığı mağduriyetle başlayan süreç, İspanya'daki sol koalisyon hükümetini de ciddi bir siyasi baskı altına soktu. Hükümet, kiracıları korumayı hedefleyen iki ayrı kararname hazırlayarak parlamentoya sundu. Ancak Katalan bağımsızlık yanlısı Junts partisinin ret oyu vermesiyle bu düzenlemeler reddedildi. Junts, söz konusu kararnamelerin konut arzını kısıtlayarak fiyatları daha da yükselteceğini savundu.
Oylama sonuçlarının ardından muhalefet kanadından sert tepkiler geldi. Halk Partisi (PP) lideri Alberto Núñez Feijóo, Başbakan Pedro Sánchez'in hem sokaktaki hem de parlamentodaki desteğini kaybettiğini öne sürerek 2027'de yapılması planlanan genel seçimlerin öne çekilmesi çağrısında bulundu. Ülke genelinde 50'den fazla şehirde devam eden protestolar, İspanya'nın barınma sorununa yönelik çözüm arayışlarının siyasi bir krize dönüştüğünü gözler önüne seriyor.