İstanbul'da hava kirliliği ile hastane başvuruları arasındaki ilişki, İTÜ Avrasya Yer Bilimleri Enstitüsü tarafından incelendi. Yapılan araştırmalar, hava kirliliğinin arttığı dönemlerde solunum yolu rahatsızlıkları nedeniyle hastanelere yapılan başvuruların da yükseldiğini gösteriyor. Özellikle 2,5 mikrometreden küçük partikül maddeler, azot dioksit ve 10 mikrometreden küçük partikül maddelerin sağlık üzerinde belirgin etkileri olduğu saptandı.
Hava Kirliliğinin Etkileri ve Kaynakları
Hava kirliliğinin etkileri, özellikle yaşlı bireylerde daha belirgin olarak görülüyor. 2013-2017 yılları arasında İstanbul'da astım, bronşit ve KOAH gibi hastalıklar için yaklaşık 3,94 milyon başvuru incelendi. Azot dioksit ve ince partikül madde düzeylerinin solunum yolu hastalıklarıyla doğrudan ilişkili olduğu belirlenirken, bu kirleticilerin kış aylarında daha yüksek seviyelere ulaştığı tespit edildi. Araç trafiği, evsel ısınma ve sanayi faaliyetleri, İstanbul'da riskli hava kirliliği bölgeleri oluşturuyor. Yer seviyesindeki ozonun da solunum yollarında tahrişe neden olabileceği belirtildi.
Öneriler ve Çözüm Yolları
Hava kirliliğinin yoğun olduğu günlerde hassas grupların dışarıdaki aktivitelerini kısıtlaması öneriliyor. Araştırmada, insan kaynaklı hava kirliliğinin sağlık sorunlarını artırdığı vurgulanırken, çözüm önerileri de sunuldu. Benzinli araçlar yerine hibrit veya elektrikli araçların tercih edilmesi, fosil yakıtlar yerine doğal gaz kullanımının yaygınlaştırılması ve sanayi bölgelerinin şehir dışında konumlandırılması gibi adımların hava kirliliğini azaltmada etkili olacağı belirtildi. Sahra tozu taşınımının da akut bronşit başvurularını bir miktar artırabildiği gözlemlendi.