Güney Amerika kökenli bir süs bitkisi olarak Portekiz'e getirilen pampa otu (Cortaderia selloana), günümüzde ülkenin en büyük çevresel sorunlarından biri haline geldi. Hızla yayılan bu istilacı tür, Portekiz anakarasındaki en az 208 belediyede tespit edilmiş durumda. Biyolog Hélia Marchante, bitkinin rüzgâr aracılığıyla tohumlarını kilometrelerce uzağa taşıyabildiğini ve bu sayede doğal alanları hızla kolonileştirdiğini belirtiyor.
Ekosistem ve Sağlık Üzerindeki Etkiler
Pampa otu, yoğun kümeler oluşturarak yerel bitki türlerinin yaşam alanlarını kısıtlıyor ve bölgedeki besin döngülerini değiştiriyor. Çevresel zararlarının yanı sıra, buğdaygiller ailesine mensup olması nedeniyle ciddi sağlık riskleri de taşıyor. İmmünoalerjoloji uzmanı Dr. Mário Morais de Almeida, bitkinin polenlerinin yaz sonundan sonbahara kadar havada kaldığını, bunun da alerjik rinit, konjonktivit ve astım krizlerini tetiklediğini ifade ediyor.
Uzmanlar, bitkinin dekoratif amaçla evlere taşınmasının polen maruziyetini artırdığı konusunda uyarıyor. Özellikle püsküllerin ev içine alınması, alerjenlerin yaşam alanlarına girmesine neden oluyor. Ayrıca bitkinin keskin yaprakları fiziksel yaralanmalara da yol açabiliyor.
Mücadele ve Kontrol Stratejileri
2019 yılından bu yana Portekiz'de dikimi ve ticareti yasak olan pampa otu ile mücadelede koordinasyon eksikliği yaşanıyor. Uzmanlar, bitkinin tamamen yok edilmesi için koordineli bir ulusal eylem planına ihtiyaç duyulduğunu vurguluyor. Biyolog Hélia Marchante, mücadelenin başarılı olması için bitkilerin tohum saçma döneminden önce, özellikle mayıs ayından önce kökünden sökülmesi gerektiğini belirtiyor.
Vatandaşların, gördükleri pampa otu örneklerini iNaturalist gibi platformlar üzerinden bildirmeleri ve bitkiyi kendi başlarına sökmek yerine teknik destek almaları tavsiye ediliyor. Uzmanlar, bitkinin sadece püsküllerini kesmenin geçici bir çözüm olduğunu, kalıcı sonuç için bitkinin kök sisteminin tamamen ortadan kaldırılması gerektiğini hatırlatıyor.