Özgür Özel'in liderliğinde 24 Temmuz 2026 tarihinde kurulan Yeni Parti, başlangıçta büyük bir heyecanla karşılanmış ve CHP örgütlerinden önemli katılımlar almıştı. Ancak kuruluşun üzerinden geçen 67 günlük süre zarfında, partinin yelkenlerini şişiren rüzgârın dindiği ve siyasi havanın sakinleştiği gözlemleniyor. CHP'de beklenen büyük çöküş gerçekleşmezken, her iki parti de mevcut siyasi konjonktürde zorlu bir süreçle karşı karşıya kaldı.
Siyasi bölünme, özellikle yerel yönetimlerde ve milletvekili dağılımlarında belirginleşti. Denizli ve Muğla gibi illerde, CHP'den seçilen birçok belediye başkanı ve milletvekilinin Yeni Parti'ye geçiş yapması, muhalefet bloğundaki oy dengelerini değiştirdi. Adnan Keskin gibi deneyimli siyasetçiler, yaşanan bu bölünmeyi kişisel hırsların bir sonucu olarak değerlendirerek, CHP'nin bütünlüğünün korunması gerektiğine dair üzüntülerini ifade ettiler.
Öte yandan, Güneydoğu Anadolu bölgesindeki seçmen nezdinde yapılan gözlemler, hem CHP'nin hem de Yeni Parti'nin terörsüz Türkiye ve Kürt sorunu gibi kritik başlıklarda net bir duruş sergileyemediğini ortaya koyuyor. Bölgedeki seçmenlerin, her iki partiye karşı da güven eksikliği yaşadığı belirtiliyor. Siyaset kulislerinde, intikam duygusuyla hareket etmenin siyasi bir çıkmaz sokak olduğu vurgulanırken, partilerin sadece kurultay kazanmaya değil, Türkiye'yi yönetme vizyonuna odaklanması gerektiği tartışılıyor.
Mevcut durumda, CHP'nin geleneksel tabanında ve Yeni Parti'ye geçen isimler arasında yaşanan bu ayrışma, muhalefetin genel seçim stratejilerini de etkiliyor. Erken seçim söylemlerinin yerini daha temkinli bir bekleyişe bıraktığı bu dönemde, siyasi aktörlerin nasıl bir yol izleyeceği merak konusu olmaya devam ediyor.