Irak, ABD öncülüğündeki uluslararası koalisyon güçlerinin ülkeden ayrılacağı kritik bir sürece girdi. 2014 yılında IŞİD ile mücadele kapsamında başlatılan askeri misyonun, Bağdat ve Washington arasında varılan mutabakat uyarınca 30 Eylül tarihinde resmen sona ermesi planlanıyor. Iraklı yetkililer, bu tarihi ülkenin gidişatında yeni bir dönemin başlangıcı olarak nitelendiriyor.
Stratejik Yeniden Konuşlanma
ABD'nin Irak'tan çekilmesi, bölgedeki askeri varlığın tamamen sonlanması anlamına gelmiyor. Analistler, bu adımı stratejik bir yeniden konuşlanma olarak değerlendiriyor. Ayrılan birliklerin önemli bir kısmının Ürdün ve Ortadoğu'daki diğer noktalara kaydırılacağı, böylece bölgedeki tehditlere karşı hızlı müdahale kapasitesinin korunacağı belirtiliyor. Washington yönetimi, özellikle İran destekli gruplar ve IŞİD kaynaklı risklere karşı tetikte kalmayı hedefliyor.
Diplomatik Tesislerin Güvenliği
Koalisyon misyonu sona erse de, ABD'nin diplomatik varlığını korumak adına Irak'ta sınırlı sayıda askeri personel bulundurmaya devam edeceği öngörülüyor. Bağdat'taki ABD Büyükelçiliği ve Erbil'deki başkonsolosluk yerleşkelerinin güvenliği için özel düzenlemeler yapılması planlanıyor. Erbil'de bulunan hava savunma sistemlerinin bir kısmının korunması da bu güvenlik stratejisinin bir parçası olarak değerlendiriliyor.
Güvenlik Kaygıları
Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi (IKBY) tarafında ise çekilme süreci güvenlik endişelerini beraberinde getiriyor. Bölge, son yıllarda füze ve insansız hava aracı saldırılarına karşı ABD'nin istihbarat ve hava savunma desteğine büyük ölçüde bağımlı durumdaydı. Kürt liderler, ABD varlığının caydırıcı bir unsur olduğunu savunurken, çekilmenin bir güvenlik boşluğu yaratabileceği uyarısında bulunuyor. Harir Hava Üssü'ndeki birliklerin çekilmesi ve hava savunma sistemlerinin kaldırılması, bu endişelerin temelini oluşturuyor.
Sonuç olarak, Bağdat ile Washington arasındaki ilişkiler yeni bir aşamaya evriliyor. Doğrudan askeri varlığın yerini, ortaklık ve koordinasyon odaklı bir güvenlik işbirliğinin alması bekleniyor. 2003 yılından bu yana süregelen askeri dönem kapanırken, taraflar arasındaki diplomatik ve stratejik bağların farklı bir formatta devam edeceği öngörülüyor.