İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen geniş kapsamlı fon soruşturmasında, Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) ile adli makamlar arasındaki yazışmalar kamuoyuna yansıdı. SPK Başkanı imzasıyla Başsavcılığa iletilen yazıda, soruşturma konusu olan piyasa dolandırıcılığı ve suç geliri elde edilmesi iddialarına yönelik kuvvetli suç şüphesi bulunduğu vurgulandı.
SPK, soruşturmadaki suç şüphesi tespitlerine itiraz etmezken, 26 Eylül tarihli müzekkerede dikkat çeken bir öneride bulundu. Kurul, sorumlu tüzel kişiler ve fonlar listesinde yer alan şirketler üzerindeki adli tedbirlerin yeniden değerlendirilmesinin faydalı olacağını belirtti. Ancak bu talep, SPK'nın daha önce aldığı idari kararları ortadan kaldırmıyor. 17 Eylül 2026 tarihinde alınan kararla 131 fonun TEFAS'ta alım ve satım işlemlerine kapatılması ve tasfiye süreçleri, yatırımcıların korunması amacıyla uygulanmaya devam ediyor.
Adli süreç gerçek kişiler için sürüyor
Başsavcılık tarafından şirket ve fonlara yönelik tedbirlerin yeniden gözden geçirilmesi önerisi, soruşturmanın seyrini değiştirmiyor. Özellikle gerçek kişiler üzerindeki para hareketleri, mal varlığı değerleri ve sorumluların tespiti noktasındaki adli incelemeler hız kesmeden devam ediyor. Yetkililer, bir yandan suçtan elde edildiği değerlendirilen kazançların peşine düşerken, diğer yandan mağdur yatırımcıların haklarının korunması ve piyasalarda yeni mağduriyetlerin oluşmaması için titiz bir çalışma yürütüyor.
Soruşturma kapsamında ismi geçen çok sayıda kişi hakkında yürütülen hukuki süreç, piyasa güvenliğinin sağlanması ve sermaye piyasalarının düzenli işleyişinin korunması hedefleriyle eşgüdümlü olarak ilerliyor. SPK'nın idari yaptırımları ile Başsavcılığın adli tedbirleri, yatırımcı güvenini tesis etmek amacıyla ayrı süreçler olarak uygulanmaya devam ediyor.