Yazar Haşmet Babaoğlu, günümüz dünyasında üzerinde yeterince durulmadığını düşündüğü açgözlülük kavramını gündeme taşıdı. Babaoğlu, toplumsal diyalogların basit dedikoduların ötesine geçerek bu tür temel meselelere odaklanması gerektiğini ifade etti.
Kendi kütüphanesinde yaptığı incelemelerde hınç, haset ve rekabet gibi duygular üzerine pek çok çalışma bulmasına rağmen, açgözlülük konusunun indekslerde dahi yer almadığını fark etti. Bu eksikliği bir başlangıç noktası olarak gören yazar, söz konusu kavramın karanlık dinamikleri üzerine düşünülmesi ve konuşulması gerektiğini savundu. Babaoğlu, bu konunun sadece bireysel değil, toplumsal bir farkındalıkla ele alınmasının önemine dikkat çekerek, gelecekteki tartışmaların bu eksen etrafında şekillenmesi gerektiği mesajını verdi.