Giresun'un Yağlıdere ilçesi, 1960'lı yıllardan bu yana Amerika Birleşik Devletleri'ne verdiği yoğun göç nedeniyle Türkiye'nin 'küçük Amerika'sı olarak anılıyor. Yarım asrı aşan bu sıra dışı göç hikayesi, bugün ilçenin demografik yapısını tamamen değiştirmiş durumda.
Bir Vefa Ziyaretiyle Başlayan Süreç
İlçedeki göç hareketliliği, 1960'lı yılların başında mübadele döneminde ailesiyle bölgeden ayrılan Lefter'in, çocukluğunun geçtiği topraklara yaptığı vefa ziyaretiyle tetiklendi. Bu ziyaret sırasında 'Terzi İzzet' olarak tanınan İzzet Aydın ile kurulan bağ, göçün ilk adımını oluşturdu. İzzet Aydın'ın ABD'ye yerleşmesinin ardından akrabalarını ve köylülerini de yanına almasıyla başlayan süreç, zamanla bir çığ gibi büyüyerek ilçeden Amerika'ya uzanan devasa bir göç dalgasına dönüştü.
Nüfusun İki Katı ABD'de
Yağlıdere Belediye Başkanı Yaşar İbaş, ilçenin mevcut resmi nüfusunun 14 bin 600 civarında olduğunu, ancak ABD'de yaşayan Yağlıderelilerin sayısının 30 bine yaklaştığını belirtti. 2023 yılı verilerine göre resmi oturum izni veya çifte vatandaşlığı bulunan 21 bin kişinin yanı sıra, son yıllarda Meksika sınırı üzerinden gerçekleşen geçişlerle bu sayının daha da arttığı tahmin ediliyor. İlçede artık üçüncü nesil Yağlıdereliler Amerika'da yetişiyor.
Kültürel Etkileşim ve Gelecek Beklentisi
İlçede yaşayan vatandaşlar, ABD'deki yakınları sayesinde bölge ile Amerika arasında güçlü bir bağ kurulduğunu ifade ediyor. Bazı iş yerlerinin tabelalarında 'NEW-Yağlıdere' ibarelerinin yer alması, bu kültürel etkileşimin somut bir göstergesi olarak öne çıkıyor. Öte yandan, ilçedeki genç kuşakların Amerika'ya bakışı da değişiyor. Gençler, artık sadece çalışmak için değil, kaliteli bir eğitim alıp edindikleri tecrübeyle memleketlerine dönmek amacıyla ABD'ye gitmeyi hedefliyor.
Yağlıdere halkı, yarım asrı geride bırakan bu tarihi göç serüvenini gelecek kuşaklara aktarmak amacıyla ilçe merkezine 'Göç ve Vefa Anıtı' kazandırdı. Bu anıt, ilçenin Amerika ile kurduğu derin ve vefalı bağın bir simgesi olarak varlığını sürdürüyor.