Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından hazırlanan 25 Eylül tarihli cuma hutbesinde, İslam dininin tebliğ edilmesi ve bu süreçte izlenmesi gereken yöntemler ele alındı. Tebliğ Sorumluluğumuz başlığıyla yayımlanan metinde, İslam tarihinden önemli örnekler verilerek Müslümanların toplumsal sorumluluklarına dikkat çekildi.
Hz. Mus'ab b. Umeyr Örneği
Hutbede, İslam'ın ilk yıllarında Medine'ye gönderilen Hz. Mus'ab b. Umeyr'in faaliyetlerine değinildi. Hz. Mus'ab'ın, Peygamber Efendimiz'in güzel ahlakını rehber edinerek kısa sürede büyük bir başarı sağladığı belirtildi. Onun yumuşak sözlü ve güler yüzlü yaklaşımının, İslam'ın geniş kitlelere ulaşmasında temel etken olduğu ifade edildi.
Günlük Hayatta Tebliğ
Diyanet, İslam'ı anlatmanın sadece belirli bir kesimin görevi olmadığını, her Müslüman'ın kendi hayatında örnek bir duruş sergilemesi gerektiğini vurguladı. Anne ve babaların çocuklarına karşı tutumlarından, esnafın müşterisine verdiği güvene kadar her türlü olumlu davranışın bir tebliğ biçimi olduğu belirtildi. Tebliğin özünde bir gönle girmenin yattığı ve bunun bazen bir tebessümle bazen de bir selamla gerçekleşebileceği hatırlatıldı.
Dijital Mecralarda Sorumluluk
Hutbenin önemli bir bölümü, teknolojinin gelişimiyle birlikte değişen tebliğ yöntemlerine ve sosyal medya kullanımına ayrıldı. Dijital platformlarda paylaşım yapan kişilerin, söyledikleri sözlerin doğruluğuna ve başkalarının mahremiyetine özen göstermeleri gerektiği ifade edildi. Düşünülmeden yapılan paylaşımların kalıcı yaralar açabileceği uyarısında bulunularak, sosyal mecraların ölçülü kullanılması gerektiği vurgulandı.
Metin, İslam'ın güzelliklerinin söz ve davranışlarla görünür kılınması gerektiği mesajıyla sona erdi. Müslümanların, çevrelerine güven veren ve Peygamber Efendimiz'in ahlakını yansıtan bireyler olmaları gerektiği hatırlatıldı.