Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Birleşmiş Milletler Genel Merkezi'nde düzenlenen İklim Etkinliği'nde önemli açıklamalarda bulundu. İklim değişikliğiyle mücadelede toplumsal ve ekonomik gerçeklerin göz ardı edilmemesi gerektiğini belirten Erdoğan, hedeflerin uygulamaya dönük olması gerektiğinin altını çizdi. Türkiye'nin COP31 dönem başkanlığına hazırlandığını hatırlatan Cumhurbaşkanı, 9-20 Kasım tarihleri arasında Antalya'da gerçekleştirilecek zirvenin küresel iklim eylemi için kritik bir dönemeç olacağını ifade etti.
Ekonomik Program ve Stratejik İş Birliği
Erdoğan, temasları kapsamında Türkevi'nde düzenlenen Türkiye-ABD İş Konseyi Toplantısı'na da katıldı. Türkiye'nin uyguladığı ekonomi programının fiyat istikrarı, mali disiplin, sürdürülebilir dış denge ve yapısal dönüşüm olmak üzere dört temel sütun üzerine kurulu olduğunu vurguladı. Savaşların yarattığı olumsuz koşullara rağmen bütçe disiplininde başarılı bir performans sergilediklerini belirten Erdoğan, yıl sonu bütçe açığının milli gelire oranının yüzde 3,1 civarında kalmasının beklendiğini açıkladı.
ABD ile olan ilişkilerin yalnızca ticaret rakamlarıyla sınırlı kalmaması gerektiğini savunan Erdoğan, stratejik bir ekonomik iş birliği modeline ihtiyaç duyulduğunu belirtti. Enerji, havacılık ve savunma sanayii gibi kritik sektörlerdeki iş birliğinin derinleştirilmesinin önemine değinen Cumhurbaşkanı, Türkiye'nin tedarik zincirleri ve enerji koridorları açısından sunduğu avantajlara dikkat çekti. Özellikle Avrupa'nın enerji güvenliğinde Türkiye'nin kilit bir rol oynadığını hatırlatan Erdoğan, Türk müteahhitlik sektörünün de bölgedeki yeniden imar süreçlerinde aktif rol almaya hazır olduğunu sözlerine ekledi.
Konuşmasında dijital dönüşüm ve yapay zeka yatırımlarına da değinen Erdoğan, Türkiye'nin şoklara karşı dirençli, verimlilik odaklı ve güvenli bir yatırım ortamı sunduğunu vurgulayarak iş dünyasına destek mesajı verdi.