Sosyal medya platformlarında popülerleşen estetik trendler, İngiltere'de yaşayan birçok kişiyi daha uygun fiyatlı olduğu gerekçesiyle yurtdışındaki kliniklere yönlendiriyor. Ancak, özellikle göz kapağı estetiği olarak bilinen blefaroplasti ameliyatı sonrası yaşanan komplikasyonlar, sağlık uzmanlarını endişelendiriyor. İngiliz Oküloplastik Cerrahi Derneği (Bopss) üyeleri, son dönemde yurtdışında gerçekleştirilen operasyonlar sonrası ciddi sağlık sorunları yaşayan hasta sayısında belirgin bir artış olduğunu belirtiyor.
Yetersiz bakım ve komplikasyon riski
Yurtdışındaki kliniklerde ameliyat olan hastaların en büyük şikayetleri arasında, operasyon sonrası ihtiyaç duyulan tıbbi desteğin sağlanamaması yer alıyor. Uzmanlar, tipik bir blefaroplasti sürecinin hazırlık, ameliyat ve ameliyat sonrası bakım aşamalarıyla bir bütün olduğunu, cerrahın hastaya 7/24 ulaşılabilir olması gerektiğini vurguluyor. Ancak, ameliyat sonrası ülkelerine dönen hastalar, enfeksiyon, yaraların açılması veya göz kapaklarının tam kapanmaması gibi sorunlarla karşılaştıklarında, operasyonu gerçekleştiren kliniğe ulaşmakta güçlük çekiyor. Bu durum, hastaların İngiltere'deki Ulusal Sağlık Sistemi'ne (NHS) başvurmasına ve kamu kaynakları üzerinde ek bir yük oluşmasına neden oluyor.
"Geri dönüşü zor hasarlar"
Göz plastik cerrahisi uzmanı Colin Vize, göz kapağından gereğinden fazla deri alınmasının tehlikeli sonuçlar doğurabileceğini ifade ediyor. Göz kapaklarını bir perdeye benzeten Vize, hatalı işlemlerin göz küresini dış etkenlere karşı savunmasız bıraktığını ve bu durumun düzeltilmesinin oldukça maliyetli ve zorlu bir süreç olduğunu belirtiyor. Bazı hastalar, ameliyat sonrası yaşadıkları travmatik süreçler nedeniyle görme yetilerini kaybetme korkusu yaşadıklarını ve ömür boyu sürecek yara izleriyle karşı karşıya kaldıklarını ifade ediyor.
Şirketlerin savunması
Söz konusu operasyonların büyük bir kısmının gerçekleştirildiği Faceland gibi şirketler ise, sundukları hizmetin güvenli ve kaliteli olduğunu savunuyor. Şirket yetkilileri, komplikasyon oranlarının düşük olduğunu ve hastaların bilgilendirilmiş onam formlarını imzaladıklarını belirtiyor. Ancak, ameliyat sonrası bakımın yetersizliği ve hastaların yaşadığı mağduriyetler, estetik turizminin görünmeyen yüzünü ortaya koyuyor. Uzmanlar, hastaların düşük maliyetli seçeneklerin beraberinde getirebileceği düşük standartlı bakım risklerini göz önünde bulundurmaları gerektiği konusunda uyarıyor.